YARATMA خَلَقْ

 

DOĞRULUĞUNDA ŞÜPHE OLMAYAN KUR’AN-I MUBİN DE ALLAH HALİKU EL-BARİU EL MUSAVVİRU ŞÖYLE BEYAN BUYURUR:

 

خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْإِنسَ إِلَّا لِيَعْبُدُونِ وَمَا

 

Ben cinleri de, insanları da ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım. [Zariyat 56]

 

O ki; yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina yaptı. Gökten bir su indirip onunla sizin için rızık olmak üzere meyveler çıkardı. Artık siz de bildiğiniz halde Allah'a eşler koşmayınız. Bakara 22.[Tefsiri]

 

Gerçekten Allah bir sivrisineği ya da (küçüklükte) ondan daha üstün herhangi birşeyi misal vermekten çekinmez. İman edenler, bunun Rablerinden bir gerçek olduğunu bilirler. Ama kafirler: "Allah bu misal ile ne anlatmak istemiştir?" derler. Allah bununla bir çoğunu saptırır ve bir çoğunu da hidayete eriştirir. O, bununla fasıklardan başkasını saptırmaz. Bakara 26  [Tefsiri]

 

Yerde ne varsa hepsini sizin için yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip de onları yedi gök halinde düzenledi. O her şeyi bilendir. Bakra 29 [Tefsir]

 

Göklerin ve yerin yaratıcısı O'dur. Birşeyin olmasını hükmederse ona sadece "Ol" der, o da oluverir. Bakara 117 [Tefsir]

 

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün değişip durmasında akıl sahipleri için elbette ayetler vardır. 190 Onlar ki ayakta, oturarak ve yanları üstünde yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler (ve derler ki): "Rabbimiz, Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen pak ve münezzehsin. Bizi o ateş azabından koru. 191  [Tefsir]

 

Sana gelen her iyilik Allah'tandır. Sana gelen her fenalık da kendindendir. Seni insanlara bir peygamber olarak gönderdik. Şahid olarak Allah yeter. Nisa 79 [Tefsir]

 

Hamd, gökleri ve yeri yaratan, karanlıkları ve aydınlığı var eden Allah'ındır. Sonra da kafir olanlar -buna rağmen- Rabblerine (putları) eşit tutarlar. En’am 1 [Tefsir]

 

O, sizi çamurdan yaratandır. Sonra bir ecel takdir edendir. O'nun katında belirli bir ecel daha vardır. Sonra yine de siz hala şüphe edersiniz. En’am, 2 [Tefsir]

 

Şüphesiz Allah taneyi ve çekirdeği çatlatıp yarandır. Ölüden diriyi O çıkarır. Diriden ölüyü de çıkarandır. İşte Allah budur. Nasıl oluyor da çevriliyorsunuz? En’am 95 [Tefsir]

 

Sizi tek bir candan yaratan da O'dur. Sonra bir karar yeri bir de emanet yeri vardır. Biz ayetleri iyice anlayan bir topluluk için uzun uzadıya açıkladık. En’m 98 [Tefsir]

 

Gökleri ve yeri yoktan var eden O'dur. O'nun bir eşi yokken nasıl bir oğlu olabilir? Hem her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen de O'dur. En’am 101 [Tefsir]

 

Çardaklı ve çardaksız o bağları, tadları çeşitli hurmaları, ekinleri, birbirine hem benzeyen, hem benzemeyen zeytinleri, narları yaratıp yetiştiren O'dur. Bunların her biri meyve verdiği zaman meyvelerinden yeyin. Devşirilip biçildiği gün de hakkını verin. İsraf etmeyin. Çünkü O, israf edenleri sevmez. En’m 141 [Tefsir]

 

Andolsun ki, sizi yarattık. Sonra da size şekil verdik. Sonra da meleklere: "Adem'e secde edin" dedik. İblis müstesna, hemen secde ettiler. O ise, secde edenlerden olmadı. A’raf 11 [Tefsir]

 

Şüphesiz Rabbiniz, O Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra Arş'a istiva etti. Geceyi durmadan kovalayan gündüze O bürüyor. Güneşi, ayı ve yıldızları emriyle ram eden O'dur. İyi bilin ki, yaratma da emretme de yalnız O'nundur.  Alemlerin Rabbi olan Allah'ın Şanı ne Yücedir! A’raf 54 [Tefsir]

 

Sizi tek bir candan yaratan, ondan da kendisinde sükun bulsun diye eşini yaratan O'dur. Eşini örtüp bürüyünce hafif bir yük yüklendi. Bununla gider gelirdi. Nihayet ağırlaşınca, her ikisi de Rableri olan Allah'a şöyle dua ettiler: "Eğer bize salih bir çocuk verirsen muhakkak ki şükredenlerden oluruz." A’raf 189 [Tefsir]

 

Gerçekten Allah yanında gökleri ve yeri yarattığı günden beri ayların sayısı Allah'ın Kitabında onikidir. Onlardan dördü haram aylardır. İşte en doğru din budur. O halde bunlarda nefislerinize zulmetmeyiniz. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topluca savaşırlarsa siz de onlarla topluca savaşın. Bilin ki Allah, sakınanlarla beraberdir. Tevbe 36 [Tefsir]

 

Şüphesiz ki sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arş üzerinde istiva eden / hükümran olan, işleri yerli yerince yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadıkça hiçbir kimse şefaatçi olamaz. İşte Rabbiniz olan Allah budur. O halde O'na ibadet edin. Artık iyice düşünmez misiniz? Yunus 3 [Tefsir]

 

Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Bu, Allah'ın hak va'didir. İlkin yaratan şüphesiz O'dur. Sonra da iman edip salih amel işleyenleri adaletiyle mükafatlandırmak için yaratmayı tekrarlayacak olandır. Kafirlere gelince; onlara kafir olmalarından ötürü kaynar sudan bir içecek ve acıklı bir azap vardır. Yunus 4 [Tefsir]

 

Şüphesiz gece ve gündüzün değişip durmasında, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde sakınacak bir topluluk için nice ayetler vardır. (Yunus 6) [Tefsir]

 

Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a ibadet edin. Sizin, O'ndan başka hiçbir ilahınız yoktur. O, sizi yerden yaratıp sizi orada bir ömür boyu yaşattı. O halde, O'ndan mağfiret dileyin. Sonra O'na tevbe edin. Şüphesiz ki Rabbim çok yakındır, duaları kabul edendir." (Hud 61) [Tefsir]

 

De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" De ki: "Allah'tır." Yine De ki: "Öyle iken O'nu bırakıp da bizzat kendilerine ne bir fayda ne de bir zarar vermeye güçleri olmayan bir takım veliler mi edindiniz?" De ki: "Gözü görmeyenle, gören bir olur mu? Yahut karanlıklarla nur bir olur mu?" Yoksa Allah'a O'nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da bu yaratma kendilerince birbirine benzer mi göründü? De ki: "Herşeyi yaratan Allah'tır. O birdir, Kahhar'dır." (Ra’d 16) [Tefsir]

 

Andolsun ki Biz insanı, kuru bir çamurdan, değişmiş, şekillenmiş bir balçıktan yarattık. (Hicr 26) [Tefsir]

 

Cinn'i da daha önceden içeriye nüfuz eden yakıcı ateşten yarattık. (Hicr 27) [Tefsir]

 

Biz, gökleri, yeri ve aralarındakileri ancak hak ile yarattık. Şüphesiz o saat gelicidir. O halde sen onlara güzellikle davran.  -  Şüphesiz, senin Rabbin her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir. (Hicr 85,86) [Tefsir]

 

O, gökleri ve yeri hak ile yarattı. O, onların ortak koştukları şeylerden yücedir.(Nahl 3) [Tefsir]

 

O, İnsanı bir nutfeden yarattı. Bakarsın ki o, apaçık bir hasım kesilivermiştir. (Nahl 4) [Tefsiri]

 

Hem binmeniz için, hem de süs olmak üzere atları, katırları ve merkepleri de (yarattı). Ve bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.(Nahl 8) [Tefsiri]

 

Ve yine sizin için yerde çeşitli renklerde yarattığı şeyleri de (size müsahhar kıldı). Bunlarda öğüt alan bir topluluk için elbette bir ayet vardır. (Nahl 13) [Tefsiri]

 

O, sizi çalkalayıp sallamasın diye yeryüzünde sabit dağlar, ırmaklar ve maksatlarınıza ulaşasınız diye de yollar koydu. (Nahl 15) [Tefsiri]

 

Yaratan, yaratmayan gibi olur mu hiç? Artık iyice düşünmeyecek misiniz? (Nahl 17) [Tefsiri]

 

Halbuki, Allah'ı bırakıp da çağırdıkları hiçbir şey yaratamazlar. Onların kendileri yaratılmıştır. (Onlar) ölülerdir, diriler değil. Ne zaman diriltileceklerini de fark edemezler.(Nahl 20-21) [Tefsiri]

 

Birşeyi dilediğimiz zaman sözümüz sadece ona: "Ol" dememizden ibarettir. O da derhal oluverir. (Nahl 40) [Tefsiri]

 

Allah, kimi hidayete erdirirse, işte doğru yolu bulan odur. Kimi de saptırırsa, artık bunlar için O'ndan başka asla veliler bulamazsın. Biz onları, kıyamet günü körler, dilsizler ve sağırlar olarak yüzükoyun haşredeceğiz. Varacakları yer cehennemdir. Alevi yavaşladıkça, Biz onlara alevini artırırız. (İsra 97) [Tefsiri]

 

Bu, onların cezasıdır. Çünkü onlar ayetlerimizi inkar ettiler ve: "Bir yığın kemik ve ufalanmış toprak olunca mı? Sahi biz mi yeniden yaratılıp diriltileceğiz"? dediler. Onlar, gökleri ve yeri yaratmış olan Allah'ın, kendilerinin benzerini yaratmaya kadir olduğunu görmediler mi? Hem onlar için bir ecel tayin etti ki, onda hiçbir şüphe yoktur. Fakat zalimler küfürde kalmaktan başkasında ayak diretmediler. (İsra 98-99) [Tefsiri]

 

"O, yeryüzünü size bir döşek yapan, sizin için orada yollar açan ve gökten yağmur indirendir." Biz onunla bitkilerden çifter çifter çıkardık. Siz de yeyiniz, davarlarınıza da yediriniz. Şüphe yok ki bunlarda tam akıl sahipleri için belgeler vardır. Biz sizi ondan yarattık. Ona iade ederiz. Bir kere daha yine ondan çıkarırız. (Ta-Ha 53-55) [Tefsiri]

 

Ey insanlar! Eğer öldükten sonra diriltilmekten yana şüpheniz varsa, muhakkak Biz sizi topraktan yarattık. Sonra nutfeden, sonra alakadan, sonra şekli belli belirsiz bir çiğnem etden (yarattık). Size açıklayalım diye rahimlerde dilediğimizi belli bir zamana kadar durduruyoruz. Sonra sizi bir çocuk olarak çıkartıyoruz, sonra en güçlü ve olgun çağınıza ermeniz için (bunu yapıyoruz). Kiminiz ölür, kiminiz de ömrün en zayıf ve fena dönemine döndürülür. Önceden bilmiş olduğu şeyleri bilmez olsun diye. Sen yeryüzünü kuru ve ölü görürsün de Biz üzerine suyu indirdiğimizde sarsılır, kabarır ve her çeşit güzel bitkiden bitirir. (Hac 5) [Tefsiri]

 

Ey İnsanlar! Bir misal verildi, onu iyice dinleyin. Allah'tan başka kendilerini çağırdığınız putların hepsi -bu iş için bir araya toplansalar dahi- şüphesiz bir sinek bile yaratamazlar. Sinek onlardan bir şey alsa, bunu dahi ondan geri alacak güçleri olmaz. İsteyen de aciz, istenen de. (Hac 73) [Tefsiri]

 

Andolsun ki Biz, insanı süzülmüş bir çamurdan yarattık. Sonra onu sağlam bir karargahta yerleşen bir nutfe kıldık. Sonra o nutfeyi alaka kıldık, sonra o alakayı bir parça et ve o bir parça eti kemik yaptık; kemiğe de et giydirdik. Sonra onu bambaşka bir hilkat olarak var ettik. Yaratanların en güzeli olan Allah'ın şanı ne yücedir! (Mu’minun 12-14) [Tefsiri]

 

Allah, bütün canlıları sudan yarattı. Onlardan bazısı karnı üzerinde yürür, bazısı iki ayak üzere yürür, bazısı dört ayak üzere yürür. Allah dilediğini yaratır. Muhakkak Allah, herşeye güç yetirendir. Andolsun ki Biz, açıklayıcı ayetler indirdik. Allah, dilediğini sırat-ı mustakime iletir. (Nur 45-46) [Tefsiri]

 

Ve O, sudan insan yaratan, ondan neseb ve sıhri akrabaları çıkaran O'dur. Rabbin herşeye güç yetirendir. (Furkan 54) [Tefsiri]

 

O, göklerle yeri ve aralarında olanları altı günde yaratan, sonra Arş üzere istiva edendir. Rahman'dır. Sen bunu bir bilene sor! (Furkan 59) [Tefsiri]

 

"Allah'a hamdolsun, seçtiği kullarına da selam olsun" de. "Allah mı hayırlıdır, yoksa koştukları ortaklar mı?" Göklerle yeri yaratan ve sizin için gökten bir su indiren mi? Onunla göz alıcı bahçeler bitirdik. Onların ağaçlarını bitirmek sizin için mümkün olmaz. Allah ile birlikte bir İlah mı var? Hayır, onlar sapan bir topluluktur. Yoksa yeri barınılabilir halde yaratan, aralarında akar sular var eden, orada sabit dağlar yaratan ve iki deniz arasında engel kılan mı? Allah ile birlikte bir ilah mı var? Hayır, onların çoğu bilmezler.(Neml 59-61) [Tefsiri]

 

İbrahim'i de (peygamber gönderdik). Hani o kavmine şöyle demişti: "Allah'a ibadet edin ve O'ndan korkun. Çünkü bu sizin için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz.  "Siz ancak Allah'tan başka bir takım putlara ibadet ediyor ve aslı olmayan yalanlar düzüyorsunuz. Şu Allah'tan başka ibadet etmekte olduklarınız size bir rızık vermeye şüphesiz güç yetiremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O'na ibadet edin ve O'na şükrediniz. Yalnız O'na döndürüleceksiniz. "Eğer yalanlarsanız, sizden önce gelen ümmetler de yalanlamıştır. Peygambere düşen apaçık tebliğ etmekten ibarettir." Görmediler mi Allah yaratmaya nasıl başlıyor? Sonra da onu tekrar geri çevirecektir. Muhakkak bu Allah'a göre çok kolaydır. (Ankebut 16-19) [Tefsiri]

 

De ki: "Yeryüzünde gezip dolaşın da yaratmaya nasıl başladığına bir bakın. Bundan sonra Allah ahiret hayatını tekrar yaratacaktır. Çünkü Allah herşeye kadirdir. Dilediğine azab eder, dilediğine de rahmet eder ve yalnız O'na çevrileceksiniz. Yerde de, gökte de siz aciz bırakabilecekler değilsiniz. Sizin için Allah'tan başka bir veli ve bir yardımcı da yoktur. Allah'ın ayetlerini ve O'na kavuşmayı inkar edenler; onlar Benim rahmetimden ümit kestiler ve onlar için çok acıklı bir azab da vardır. Bunun üzerine kavminin cevabı: "Onu öldürün yahut onu yakın" demelerinden başka bir şey olmadı. Allah onu ateşten kurtardı. Muhakkak bunda iman eden bir topluluk için ayetler vardır. Dedi ki: "Siz ancak dünya hayatında kendi aranızda bir dostluk için Allah'tan başka bir takım putlar edindiniz. Sonra Kıyamet gününde kiminiz, kiminizi red ve inkar edecek ve bazınız bazınıza lanet edecektir. Yeriniz de cehennemdir, yardımcılarınız da yoktur."(Ankebut 20-25) [Tefsiri]

 

O, gökleri, onları gördüğünüz şekilde, direksiz yarattı. Sizi sallamasın diye yere de yüksek ve sabit dağlar koydu. Orada her canlıdan yaydı. Gökten de bir su indirip orada her türden güzel bitkiler bitirdik. Bunlar Allah'ın yarattığıdır. Haydi O'ndan başkasının ne yarattığını gösterin bana. Hayır, zalimler apaçık bir sapıklık içindedir. (Lukman 10-11) [Tefsiri]

 

Andolsun onlara: "Göklerle yeri kim yarattı?" diye sorsan, onlar elbette: "Allah" diyeceklerdir. "Allah'a hamdolsun" de. Hayır, onların çoğu bilmezler. Göklerle yerde olanlar Allah'ındır. Muhakkak Allah, Ganidir, Hamiddir. (Lukman 25-26) [Tefsiri]

 

Sizin yaratılmanız ve öldükten sonra diriltilmeniz ancak bir can gibidir. Muhakkak Allah, herşeyi işitendir, herşeyi görendir. (Lukman 28) [Tefsiri]

 

Allah, göklerle yeri ve onların arasında olanları altı günde yaratandır. Sonra Arş'a istiva edendir. Ondan başka sizin için bir veli de yoktur, bir şefaat edici de. Artık öğüt almaz mısınız? (Secde 4) [Tefsiri]

 

O ki, yarattığı herşeyi güzel yapmıştır. İnsanı yaratmaya da çamurdan başlamıştır. Sonra O, onun soyunu bayağı bir sudan meydana gelen bir süzmeden kılmıştır. Sonra O, onu düzeltip tamamlamış, ona ruhundan üfürmüştür. Sizin için kulaklar, gözler ve kalbler yaratmıştır. Ne kadar az şükredersiniz! (Secde 7-9) [Tefsiri]

 

Dediler ki: "Biz yerde kaybolduğumuz vakit, gerçekten biz yeni bir yaratılış ta mı olacağız?" Evet, onlar Rabblerine kavuşmayı inkar ederler. (Secde 10) [Tefsiri]

 

Hamd, göklerle yeri yoktan var eden, melekleri ikişer, üçer ve dörder kanatlı elçiler kılan Allah'a mahsustur. O, yaratılışta dilediğini arttırır. Gerçekten Allah herşeye gücü yetendir. (Fatır 1) [Tefsiri]

 

Ey insanlar! Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Gökten ve yerden size Allah'tan başka rızık veren herhangi bir yaratıcı var mıdır? O'ndan başka hiçbir ilah yoktur. Böyleyken nasıl olur da döndürülüyorsunuz? (Fatır 3) [Tefsiri]

 

Allah sizi topraktan, sonra nutfeden yarattı. Sonra sizi çiftler kıldı. O'nun ilmi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır, ne de doğurur. Uzun ömürlünün ömrünün uzatılması da ömrünün eksiltilmesi de ancak bir kitaptadır. Şüphesiz ki bu Allah'a göre pek kolaydır. (Fatır 11) [Tefsiri]

 

Eğer dilerse sizi giderir ve yeni yaratık(lar) getirir. Ve bu Allah'a göre zor değildir. (Fatır 16-17) [Tefsiri]

 

Göklerle yeri hak ile yarattı. Geceyi gündüze dolar, gündüzü de geceye dolar. Güneşi ve ayı müsahhar kıldı. Herbiri belirli bir süreye kadar akıp gitmektedir. Uyanık olun, o galib olandır, günahları çok çok bağışlayandır. Sizi bir candan yarattı. Sonra ondan eşini yarattı ve sizin için davarlardan sekiz çift yarattı. Sizi analarınızın karnında üç karanlık içinde bir yaratılıştan sonra, öbür yaratılışa geçirerek yaratıyor. İşte bunları yapan Rabbiniz Allah ... Mülk yalnız O'nundur, O'ndan başka ilah yoktur. Böyle iken nasıl döndürülüyorsunuz? (Zümer 5-6) [Tefsiri]

 

Kıyamet gününde Allah'a yalan söyleyenleri yüzleri kararmış görürsün. Büyüklük taslayanlara cehennemde yer mi yok? Allah takva sahiblerini umduklarına erdirmek sureti ile kurtarır. Onlara hiçbir fenalık dokunmaz ve onlar üzülmezler de. Allah herşeyin yaratıcısıdır, O herşeye vekildir. Göklerle yerin anahtarları yalnız O'nundur. Allah'ın ayetlerini inkar edenler ise, onlar zarara uğrayanların ta kendileridir. De ki: "Artık ey cahiller, bana Allah'tan başkasına ibadet etmemi mi emredeceksiniz?" (Zümer 60-64) [Tefsiri]

 

O halde sen sabret. Şüphesiz Allah'ın vaadi haktır. Günahın için de mağfiret dile, akşam ve sabah Rabbini hamd ile tesbih et. Kendilerine kesin bir delil gelmemiş iken Allah'ın ayetleri hakkında tartışanlar var ya; Şüphesiz onların göğüslerinde asla kendisine ulaşamayacakları bir kibirden başka bir şey yoktur. Derhal Allah'a sığın, çünkü O, herşeyi işitendir, görendir. Göklerle yerin yaratılması andolsun ki insanların yaratılışından daha büyüktür, fakat insanların çoğu bilmezler. Kör ile gören de bir olmaz, iman edip salih amel işleyenler ile günahkar olan da. Ne az düşünüyorsunuz! Elbette kıyamet mutlaka gelecektir. Bunda hiç şüphe yoktur, ama insanların çoğu iman etmezler. (Mu’min 55-59) [Tefsiri]

 

Gökleri ve yeri yaratandır, size kendi nefislerinizden eşler ve davarlardan da çiftler yaratmıştır. O sizi bu yolla üretip çoğaltıyor. O'nun benzeri hiçbir şey yoktur ve O, herşeyi işitendir, görendir. (Şura 11) [Tefsiri]

 

Bunlar mı hayırlıdır? Yoksa Tubba' kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları bile helak ettik. Çünkü onlar günahkar idiler. Biz göklerle yeri ve ikisinin arasında olanları oynayalım diye yaratmadık. Biz onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmezler. (Duhan 37-39) [Tefsiri]

 

Allah gökleri ve yeri hak ile bir de her kişiye kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulmedilmez. (Casiye 22) [Tefsiri]

 

Ha Mim Bu Kitabın indirilmesi Aziz, Hakim olan Allah tarafındandır. Biz göklerle yeri ve ikisinin arasında olanları ancak hak ile ve belirlenmiş bir süre için yarattık. İnkar edenler ise uyarılıp korkutuldukları şeyden yüz çevirmektedirler. (Ahkaf 1-3) [Tefsiri]

 

Peki, göklerle yeri yaratmış ve onları yaratmaktan dolayı yorulmamış olan Allah'ın, ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmezler mi? Evet, muhakkak ki O, her şeye güç yetirendir. (Ahkaf 33) [Tefsiri]

 

Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve sizi birbirinizle tanışasınız diye uluslara ve kabilelere ayırdık. Şüphesiz ki Allah katında sizin en şerefliniz, en takvalı olanınızdır. Muhakkak Allah, en iyi bilendir, herşeyden haberdar olandır. (Hucurat 13) [Tefsiri]

 

Biz bunlardan önce kendilerinden daha çetin güce sahip nice nesiller helak ettik. Yeri delik deşik etmişlerdi. Kaçıp sığınacak yer buldular mı? Muhakkak ki bunda kalbi olan veya kendisi şahit olarak dikkatle kulak veren kimse için elbette öğüt vardır. Andolsun göklerle yeri ve aralarında olanları Biz altı günde yarattık. Bize bir yorgunluk da dokunmadı. (Kaf 36-38) [Tefsiri]

 

Ve Biz göğü kudret ve kuvvetle bina ettik ve muhakkak Biz genişleticileriz. Yeri de döşedik. Ne güzel döşeyenleriz! Herşeyden de çift çift yarattık. İyi düşünürsünüz diye. (Zariyat 47-49) [Tefsiri]

 

Ben cinleri de, insanları da ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım. Ben onlardan bir rızık da istemiyorum, Bana yedirmelerini de istemiyorum. Çünkü şüphesiz ki Allah'tır, hem rızkı veren, hem pek çetin kudret ve kuvvet sahibi olan. Muhakkak benzerlerinin azaptan payları olduğu gibi zulmedenlerin de azaptan bir payları vardır. Artık acele etmesinler. Tehdit olundukları o (azab) günlerinden dolayı vay o kafir olanlara! (Zariyat 56- 60) [Tefsiri]

 

Yoksa onlar bir şeysiz mi yaratıldılar? Yoksa yaratanlar onlar mıdır? Yoksa göklerle yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar yakin sahibi değildirler. Yoksa Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Yoksa egemen olanlar onlar mıdır? Yoksa onların dinlemek için merdivenleri mi var? O halde onların dinleyicileri apaçık delil getirsin. Yoksa kız çocuklar O'nundur da, oğullar sizin midir? Yoksa sen onlardan ücret mi istiyorsun da, bu nedenle onlar borçtan dolayı ağır bir yük altına mı girmişler? Yoksa gayb onların yanındadır da, onlar mı yazıyorlar? Yoksa onlar bir tuzak mı kurmak istiyor? Fakat o inkar edenlerin kendileridir asıl tuzağa düşenler. Yoksa onların Allah'tan başka ilahları mı vardır? Allah onların ortak koşmakta olduklarından münezzehtir. (Tur 35-43) [Tefsiri]

 

Güldürenin de, ağlatanın da şüphesiz O olduğunu; Öldürenin de, diriltenin de gerçekten O olduğunu; Döküldüğü zaman bir nutfeden erkek ve dişiden ibaret olan ikili çifti O'nun yarattığını ... (Necm 43-46) [Tefsiri]

 

Rahman, Kur'an'ı öğretti, İnsanı yarattı, Ona beyanı öğretti. Güneş de, ay da hesapladır. Gövdesiz bitkiler de, ağaçlar da secde ederler. Göğe gelince, onu da yükseltti ve mizanı koydu. "Tartıda haksızlık etmeyin, tartıyı adaletle dosdoğru yapın ve tartıyı eksik yapmayın" diye emretti. Yere gelince, onu da oranın yaratıkları için alçalttı. Orada meyveler ve tomurcuklu hurma ağaçları vardır. Samanlı taneler ve hoş kokulu bitkiler de vardır. O halde; Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? (Rahman 1-13) [Tefsiri]

 

İnsanı testi gibi ses veren kupkuru çamurdan yarattı. Cinni de dumansız ateşten yarattı. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz? O, hem iki doğunun Rabbidir, hem de iki batının Rabbidir. O halde Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz. (Rahman 14-18) [Tefsiri]

 

Sizı Biz yarattık. O halde tasdik etmeniz gerekmez mi? Dökmekte olduğunuz meniden Bana haber verin. Onu siz mi yaratıyorsunuz? Yoksa yaratanlar Bizler miyiz? Aranızda ölümü Biz takdir ettik ve kimse engel olamaz Bize; Yerinize benzerlerinizi getirip değiştirmek ve sizi bilemediğiniz bir şekilde yeniden yaratmak hususunda. Andolsun ki, ilk yaratılışı bildiniz. ibretle düşünmeniz gerekmez mi? (Vakıa 57-62) [Tefsiri]

 

O, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra da Arş üstüne istiva edendir. O, yere gireni de, ondan çıkanı da, gökten ineni de, oraya yükseleni de bilendir. Nerede dursanız, O sizinle beraberdir. Allah yaptıklarınızı çok iyi görendir. Göklerin ve yerin mülkü yalnız O'nundur. Bütün işler Allah'a döndürülür. Geceyi gündüze bitiştirir; gündüzü de geceye bitiştirir. O kalblerin özünü en iyi bilendir. (Hadid 4-6) [Tefsiri]

 

Sizi yaratan O'dur. Buna rağmen kiminiz kafir oluyor, kiminiz de mü'min oluyor. Allah yaptıklarınızı en iyi görendir. (Teğabun 2) [Tefsiri]

 

O, tabaka tabaka yedi gök yaratandır. Rahman'ın yaratışında hiçbir düzensizlik göremezsin. Haydi gözü çevir de bak! Bir çatlak görecek misin?"(Mülk 3) [Tefsiri]

 

Sözünüzü ister gizli, ister açık söyleyin. Çünkü O, göğüslerin özünü en iyi bilendir. Yaratan bilmez mi hiç? O Latifdir, herşeyden haberdardır. (Mülk 13-14) [Tefsiri]

 

"Size ne oluyor ki Allah'ın azametinden hiç korkmuyorsunuz? "Halbuki O, sizi tavr tavr yaratmıştır." (Nuh 13-14) [Tefsiri]

 

"Ve Allah sizi yerden bir bitki gibi bitirmiştir. "Sonra sizi yine oraya iade edecek ve sizi bir defa daha çıkaracak." (Nuh 17-18) [Tefsiri]

 

Yoksa insan, başıboş bırakılacağını mı sanır? O dökülen meniden bir damla değil miydi? Sonra o bir sülük gibi yapışan bir kan pıhtısı olmuş, sonra (Allah onu) yaratmış, düzenlemiştir. Ondan erkek ve dişi iki sınıf yaratmıştır. Bunları yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi? (Kıyame 36-40) [Tefsiri]

 

İnsan üzerinden öyle uzun bir süre geçti ki; o anılmaya değer bir şey değildi. Gerçekten Biz insanı karışık bir nutfeden yarattık. Onu sınar dururuz. Bu nedenle onu işiten ve gören yaptık. Gerçekten Biz ona yolu gösterdik. İster şükredici olsun, ister nankör olsun. (İnsan 1-3) [Tefsiri]

 

Gerçekten bunlar, o çarçabuk geçeni severler, ama çok ağır bir günü de arkalarına atarlar. Onları Biz yarattık ve yaratılışlarını Biz pekiştirdik. Dilediğimiz vakit de onlar gibilerini değiştiririz. (İnsan 27-28) [Tefsiri]

 

Biz, sizi hakir bir sudan yaratmadık mı? Onu sağlam bir yerde tuttuk. Bilinen bir süreye kadar. Gücümüz yeter Bizim. Ne güzel güç yetirenleriz Biz! Yalanlayanların o gün vay haline! (Mürselat 20-24) [Tefsiri]

 

Biz, yeri bir beşik yapmadık mı? Dağları da kazık? Sizi çift çift yarattık. Uykunuzu bir dinlenme yaptık. Geceyi bir elbise yaptık. Gündüzü de geçim zamanı kıldık. Üzerinizde sapasağlam yedi (gök) bina ettik. Ve (orada) parıldayan ve ısı yayan bir kandil yarattık. Ve sıkıştırılan (bulut)lardan şarıl şarıl bir su indirdik. Onunla tane, bitki ve birbirine sarmaş dolaş bahçeler çıkaralım diye. (Nebe 6-16) [Tefsiri]

 

Sizi yaratmak mı daha zordur, yoksa gök mü, ki onu bina etti? Onu alabildiğine yükseltip kusursuz yaptı. Gecesini kararttı, gündüzünü de açığa çıkarttı. Bundan sonra da yeri yayıp, döşedi. Ondan suyunu ve otlağını çıkardı. Dağları ise sapasağlam dikti. Size ve davarlarınıza fayda olmak üzere. (Naziat 27-33) [Tefsiri]

 

Ey insan! O kerim Rabbine karşı seni aldatan nedir? O ki, seni yarattı, herbir şeyini yerli yerince koydu, seni oldukça dengeli kıldı. Dilediği şekilde seni terkib etti. Hayır! Bilakis siz din'i yalanlıyorsunuz. (İnfitar) [Tefsiri]

 

O ki; yaratıp, düzenleyendir. O ki; takdir edip, yol gösterendir. O ki; mer'alar çıkaran,

Sonra da onu kupkuru ve simsiyah hale getirendir. (A’la 2-5) [Tefsiri]

 

Artık onlar bakmazlar mı devenin nasıl yaratıldığına? (Ğaşiye 17) [Tefsiri]

 

Göğün nasıl yükseltildiğine, Dağların nasıl dikildiklerine, Ve yerin nasıl yayılıp, döşendiğine? (Ğaşiye 18-20) [Tefsiri]

 

Biz; insanı andolsun, bir zorluk içinde yarattık. (Beled 4) [Tefsiri]

 

Andolsun Biz, insanı gerçekten ahsen-i takvimde yarattık. Sonra onu aşağıların aşağısına döndürdük. (Tin 4-5) [Tefsiri]

 

Yaratan Rabbinin adıyla oku! (Alak 1) [Tefsiri]

 

O, insanı bir kan pıhtısından yarattı. (Alak 2) [Tefsiri]

 

Yüce Allah'ın Herşeyin Yaratıcısı Olduğu ve Kıskanmanın Kötülüğü (Felak 1-5)

 

 

 

KAYNAKLARDA YARATMA

 

S-BUHARİ’DE

 

MÜSNED’DE