2- Selamı alıp
vermekteki faklılıklar ve değerleri.
حدثنا عبد
الله بن عبد
الرحمن
والحسين بن
محمد الجريري
بلخي قالا
حدثنا محمد بن
كثير عن جعفر
بن سليمان
الضبعي عن عوف
عن أبي رجاء
عن عمران بن
حصين أن رجلا
جاء إلى النبي
صلى الله عليه
وسلم فقال
السلام عليكم
قال قال النبي
صلى الله عليه
وسلم عشر ثم
جاء آخر فقال
السلام عليكم
ورحمة الله
فقال النبي
صلى الله عليه
وسلم عشرون ثم
جاء آخر فقال
السلام عليكم ورحمة
الله وبركاته
فقال النبي
صلى الله عليه
وسلم ثلاثون
قال أبو عيسى
هذا حديث حسن
صحيح غريب من
هذا الوجه وفي
الباب عن علي
وأبي سعيد
وسهل بن حنيف
İmrân b. Husayn
(r.a.)’den rivâyete göre, Bir adam Rasûlullah (s.a.v.)’e geldi ve “Esselamü
Aleyküm” Allah’ın selamı üzerine olsun, dedi. Peygamber (s.a.v.) de “On”
buyurdu. Bir başka adam daha geldi “Esselamü aleyküm ve rahmetüllahi.” =
Allah’ın selam ve rahmeti üzerinize olsun dedi. Bunun üzerine Rasûlullah
(s.a.v.) “Yirmi” dedi. Bir başka adam daha geldi ve “Esselamü aleyküm ve
rahmetullahi ve berekatü” = Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
dedi. Rasûlullah (s.a.v.) de “Otuz” buyurdu.
Diğer tahric: Dârimî,
İstizan
Tirmizî: Bu hadis bu
şekliyle hasen sahih garibtir. Bu konuda Ali, Ebû Saîd ve Sehl b. Huneyf’den de
hadis rivâyet edilmiştir.
AÇIKLAMA: Yani Bir hayır yapan'ın sevabı on ile
çarpılır. Üç farklı ve birbirinde fazla lafızlı selam şekli birbirine göre
fazladan kelime ile fazladan sevap kazandırmıştır..