ANA SAYFA

 

KUNUT DUASI:

 

 İtaat etme, ibadet. Hanefî mezhebinde, vitir namazının üçüncü rek'atinde zamm-ı sure okunduktan sonra; Şafiî mezhebinde, sabah namazının farzının ikinci rek'atinde rükudan kalktıktan sonra ve Ramazan-ı şerîf ayının yarısından sonra vitir namazının son rek'atinde rükudan kalktıktan sonra okunan dua. (Bir rek'at ise o rek'atte üç ise üçüncü, beş ise beşinci rek'atta.) Resulullah efendimiz zamanında Bi'r-i Maune vak'asında, Sahabe-i kiramdan (Peygamberimizin sohbetinde yetişen mübarek arkadaşlarından) yetmiş kurra (hafız), Amiroğullarının reîsi Ebu Bera Amir bin Malik'in yeğeni Amir bin Tufeyl ve adamları tarafından şehîd edilmişlerdi. Peygamber efendimiz bu hadiseye çok üzüldüler. Bu elîm hadiseyi yapan kabîlelere, bela için bir ay sabah namazında o müşrikler aleyhine dua buyurdu. İşte kunut duasının başlangıcı budur. Ondan evvel kunut okunmazdı. (İmam-ı Buharî)

 

 

NEVEVİ MÜSLİM ŞERHİNDE ŞÖYLE DER: Şafii'nin -rahimehullah- mezhebine göre kunut her zaman için sabah namazında sünnettir. Sabah dışındaki namazlar ile ilgili olarak da üç farklı görüşü vardır. Sahih ve meşhur olan görüşüne göre, düşman, kıtlık, veba, susuzluk, Müslümanlar arasında zararı açıkça görülen bir husus ve benzeri bir hal ile karşı karşıya kalınması durumunda farz olan namazlarda kunut yapacaklarıdır. Durum böyle değilse yapmazlar. İkinci görüş ise her iki halde (musibet olsun olmasın) kunut yaparlar, üçüncü görüş ise her iki halde de kunut yapmazlar, şeklindedir.

 

Kunut son rekatta başı rükudan kaldırdıktan sonra yapılır. Açıktan okunan namazda kunutun da açıktan yapılmasının müstehab oluşunda iki görüş vardır. Bunların daha sahih olanına göre kunutu açıktan yapar. Ayrıca kunutta elleri kaldırmak müstehab olmakla birlikte eller yüze sürülmez. Ellerin yüze sürülmesinin müstehab olduğu söylendiği gibi, ellerin kaldırılmayacağı da söylenmiştir. Ancak göğse sürmenin mekruh olduğunu ittifakla kabul etmişlerdir. Sahih olan görüşe göre kunutta özel ve muayyen bir dua yoktur. Aksine her türlü dua ile kunut gerçekleşir. Bir görüşe göre ise ancak meşhur olan: Allahummehdini fi men hedeyt. .. duası ile yapılmış olur ama sahih olan bu duanın müstehab olup, şart olmadığıdır.

Namaz kılan kişi sabah namazında kunut yapmayacak olursa sehv secdesi yapar.

Ebu Hanife, Ahmed ve başkaları ise sabah namazında kunut yapılmayacağı kanaatindedirler. Malik'in dediği üzere rükua varmadan kunut yapar.

 

Bütün bu kanaat sahiplerinin delilleri bilinmektedir. Ben bunları Mühezzeb şerhinde açıklamış bulunmaktayım. Allah en iyi bilendir.(Müslim / Nevevi)

 

 

ŞAFİİ el-Umm’da şöyle der: ......Yine her gün sabah namazının farzının ikinci rekatında, rükudan kalktıktan sonra kunut duası okumak ta sünnettir. Kunut, Allah'a övgü ve dua'yı kapsayan bütün sözlerdir. Ancak sünnet olanı, Yüce Nebimiz'den nakledilen şu duadır:

 

Allahum ehdini fimen hedeyte ve afini fimen afeyte ve Barikli fima a'teyte ve kıni şerre ma kadeyte fe inneke takdi ve la yukta aleyke ve innehu la yezillu men valaite ve la yeizzu men adeyte Tebarekte rabbena ve tealeyte. Felekel hamdu ala ma kadeyte Estağfiruke ve etubu ileyk Ve Sallallahu ala seyyidina Muhammedin ve ala alihi ve sahbihi ve sellem

 

[MEALİ:] ''Allahım, bahşettiğin hidayetinde beni daim kıl. Verdiğin afiyetle beni affeyle. Velayetine / Emanına aldığında beni de emniyette kıl. Bana verdiğini benim için mubarek kıl. Hüküm biçtiğin / takdir ettiğin şey'in / şeylerin şerrinden beni koru. Sen hükmedersin, kimse Sana hükmedemez. Senin dost / veli edindiğini kimse zelil edemez. Senin düşman edindiğini kimse aziz kılamaz. Sen yücesin, gerçek övülmeye layık sadece Sensin. "

 

Tek başına namaz kılan kişi, bu duayı okurken tekil zamirleriyle okumalıdır. "İhdina ve afina" şeklinde değil de, "ihdini ve afini" şeklinde telaffuz ederek duayı kendi şahsı için yapmalıdır. Yalnız "tebarekte rabbena" cümlesindeki çoğul zamirini tekile çevirmemeli, yani "tebarekte rabbi" dememelidir. İmam ise duaların tamamını çoğul zamiri ile okumalı, mesela "ihdini ve afini" şeklinde değil de "ihdina ve afina" şeklinde okumalıdır. İmamın kıldığı namaz kaza olsa bile Kunutu sesli okuması sünnettir. Tek başına vitir namazını kılan kişinin kıldığı bu namaz eda olsa bile Kunut duasını sessizce okuması sünnettir. İmama uyarak namaz kılmakta olan kişiye gelince o, ellerini açarak semaya doğru kaldırmalı ve imamın okuduğu dualara amin demelidir.

 

Namaz kılan kişi Kunutun bir kısmını okumazsa, bunun için sehiv secdesi yapması gerekir.

 

Sabah namazında Hanefi mezhebindeki bir imama tabi olarak namaz kılan Şafii mezhebindeki bir kişinin, selamdan sonra sehiv secdesi yapması sünnettir.

 

Vaktinde kılınmayan vitir namazını kaza etmek sünnettir. Musibetlerde, felaket ve mihnetlerin başa gelmesi zamanlarında, bütün vakit namazlarında Kunut duası okunabilir.

 

 

 

Zadu’l-Mead’da KUNUT OKUMASI