İBNÜ’L-ESİR

5. CİLT

HİCRİ 191.YIL       ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

HİCRETİN YÜZ DOKSAN BİRİNCİ YILI OLAYLARI (M. 806-807)

 

HUFRE (Çukur) VAK'ASI ve TULEYTULA AHALİSİ'NİN BAŞINA GELEN FELAKET

 

Bu yıl Emevilerden Endülüs Emiri Hakem b. Hişam Tuleytula halkını cezalandırıp sindirdi ve Tuleytula'nın ileri gelenlerinden beş bini aşkın kimseyi öldürdü. Bunun sebebi şu idi:

 

Tuleytula halkı emirlerin üzerinde çok duruyorlar, devamlı surette onları alaşağı ediyorlar, servetlerinin çokluğu ve şehirlerinin muhkemliği dolayısıyla da gittikçe kuvvetleniyorlardı. Bu yüzden istenildiği tarzda itaat etmiyorlardı. Bu durum karşısında çaresiz kalan Hakem onları yola getirmek için bir hile düşündü ve bu hususta Amrus b. Yusuf'tan faydalandı. Amrus bu sıralarda üç bölgenin (suğur) en yüksek kısmında bulunuyordu. Amrüs, Hakem'e karşı itaatini açığa vurdu ve Hakem'in propagandasını yapmağa başladı. Bu yüzden Hakem kendisine kalben ısındı. Amrüs, Veşka (Huesca) ahalisindendi ve müvelled (Arap asıllı olmayan ve onların arasında yetişen, terbiye gören) idi.

 

Hakem, Amrus'u huzuruna çağırdı ve kendisine çok ikramda bulundu.

Ayrıca Tuleytula ahalisi hakkındaki niyetini bildirdi, ora ahalisini idare hususunda kendisine muvafakat gösterip valiliğe tayin etti. Bundan sonra Hakem Tuleytula ahalisine bir mektup gönderdi ve onlara hitaben şunları yazdı:

''Hakkınızdaki iyi düşüncelerimi bilmeniz için kendilerinden hoşlanmadığınız vali ve amillerimizi sizden geri aldım. Gönüllerinizin mutmain olması için de kendi ırkınızdan olan Amrus'u beğenip size vali tayin ettim.''

 

Bunun üzerine Amrus yola çıktı ve Tuleytula'ya geldi. Halkına iyi davrandığı için kendisine ısındılar ve güven duydular. Amrus yapmak istediği ilk hileye şöyle başladı: Önce Umeyyeoğulları'na buğzetmek ve onların itaatinden çıkmak hususunda onlarla aynı fikirde olduğunu ortaya koydu. Bundan dolayı halk kendisine meyletti ve yaptıklarına güven duymaya başladı. Bundan sonra onlara şöyle dedi: "Emir Hakem'in adamlarıyla sİzin aranızda meydana gelen bu kötülük ve fıtnenin tek sebebi, sİzin onlarla beraber bulunmanızdır. En iyisi ben ayrı bir bina yapayım, bu binada O'nun adamlarıyla ben kalayım, böylece bu hem sizin onlarla düşüp kalkmanızı önlemiş olur, hem de bu sizin iyiliğinize olur." Tuleytula halkı Amrus'un ileri sürdüğü bu düşünceyi kabul etti, Amrus da şehrin ortasına arzusuna uygun bir bina yaptı.

 

Bundan bir müddet sonra Emir Hakem, en üst uç bölgede (suğur) görevli olan bir amiline gizlice bir mektup gönderdi. Hakem mektubunda amiline, güya kafir ordularına karşı acele askeri yardım istemek üzere kendisine bir elçi göndermesini emretti. Amil de Hakem'in dediğini yaptı. Bunun üzerine Hakem dört bir taraftan askerler toplamağa başladı ve bu askerlerin başına oğlu Abdurrahman'ı geçirdi. Ayrıca kumandanlarını ve vezirlerini Abdurrahman ile beraber bu orduda topladı. Abdurrahman'ın komutasındaki bu ordu harekat etti ve Tuleytula şehrini geçti, yani Abdurrahman Tuleytula'ya girmedi. O'nun şehir civarında bulunduğu bir sırada, güya kafır askerlerine karşı yardım isteyen amilden bir haber geldi. Amil düşman askerlerinin dağıldığım ve Allah'ın onların yapacağı kötülüklere kafi geldiğini bildiriyordu. Bunun üzerine Abdurrahman'ın askerleri dağıldılar, kendisi de Kurtuba'ya dönmeğe karar verdi. Tam bu sırada Amrus Tuleytula halkına şunları söyledi: "Gördüğünüz üzere Hakem'in oğlu (Abdurrahman) yakımına gelmiş bulunmaktadır. Benim O'na gitmem ve hakkım yerine getirmem gerekir. Eğer istekli iseniz beraber gideriz, aksi takdirde ben tek başıma gideceğim." Amrus'un bu sözleri üzerine Tuleytula'nın ileri gelenleri O'nunla beraber Abdurrahman'ın yanına gittiler, Abdurrahman da onlara ikram ve ilisanda bulundu.

 

Hakem oğlu Abdurrahman ile birlikte bir hadimini gönderdi ve O'na Amrus'a verilmek üzere bir de mektup verdi. Hakem'in hadimi Amrus'un yanına geldi, el sıkıştıktan sonra konuşmadan kendisine mektubu teslim etti.

 

Amrus Hakem'in mektubunu okuyunca Tuleytula halkına nasıl bir hile uygulanacağım öğrendi, ileri gelenlere de kendilerinin sayı ve güçlerini görmeleri için Abdurrahman ile askerlerini Tuleytula'ya çağırmalarını salık verdi. Tuleytula ahalisi, Amrus'un bu öğüdünü samimi sanarak dediğini yaptılar ve Abdurrahman'ın şehre gelmesini sağladılar. Abdurrahman, Amrus'u; evine indi, Tuleytula halkı da gruplar halinde buraya gelerek Abdurrahman'ı selamladılar. Bu arada Amrus, Abdurrahman'ın büyük bir ziyafet vereceğini ve bunun hazırlığına başladığım etrafa duyurdu. Ayrıca ziyafet gününü belirledi ve o gün izdihama yer verilmemesi için bir kapıdan girip diğerinden çıkmalarını kararlaştırdı. Tuleytula halkı Amrus'un her dediğini bir bir yaptılar. Kararlaştırılan gün gelince ahali gruplar halinde Abdurrahman'ın ziyafetine gelmeğe başladılar. Binaya giren her grup yakalanarak, daha önce bu binanın içerisinde kazılmış olan büyük bir çukurun yanına getirildiler ve burada bulunan askerler tarafından boyunları vurularak çukura atıldılar. Öğle vaktine doğru halktan birisi geldi ve burada hiç bir kimseyi göremeyince; buraya girenlerin nereye gittiklerini sordu. Orada bulunanlardan birisi: "Bu kapıdan girdiler ve şu kapıdan çıktılar." diye cevap verdi. Bunun üzerine gelen kimse: "Ben hiç bir kimse ile karşılaşmadım." dedi. Durumu sezmesi üzerine bağırmağa başladı ve arkadaşlarının öldürüldüğünü diğer insanlara duyurdu. İşte diğer insanların kurtulmalarına sebep bu kimse olmuştur. Bundan sonra Tuleytula halkının başları eğildi ve Hakem'in bundan sonraki emirlik dönemiyle oğlu Abdurrahman'ın, emirliği döneminde itaatlerini gayet güzel bir şekilde sürdürdüler.

 

Bu musibetten sonra yaraları kapanan Tuleytula halkı çoğalmaya devam etti. Daha sonra bahsedeceğimiz üzere, Abdurrahman ölüp de oğlu Muhammed'i yerine geçirdiği zaman Tuleytula halkı O'nu alaşağı etmekte gecikmediler.

 

BİR SONRAKİ SAYFA İLE DEVAM ETMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ İSME TIKLA

 

MARİDE HALKININ HAKEM'E İSYAN ETMESİ ve HAKEMİN KURTUBALILARA YAPTIKLARI

 

 

BU YILIN OLAYLARI

 

MARİDE HALKININ HAKEM'E İSYAN ETMESİ ve HAKEMİN KURTUBALILARA YAPTIKLARI

 

ENDÜLÜS'TE FRENKLERLE YAPILAN SAVAŞ

 

HAZM'IN HAKEM'E KARŞI BAŞKALDIRMASI

 

ALİ b. İSA b. MAHAN'IN HORASAN VALİLİĞİ'NDEN AZLEDİLMESİ ve YERİNE HERSEME'NİN TAYİNİ