İBNܒL-ESİR

1. CİLT

 İSLAM ÖNCESİ      ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

NUH’UN (A.S.) ZÜRRİYETİ

 

Hz. Peygamber (s.a.v.): ''Biz onun (Nuh'un) zürriyyetini baki kıldık.'' (Saffat suresi, ayet 77) ayetini tefsir ederken onun devamlı ve baki olan zürriyetinin Sam, Ham ve Yafes olduğunu beyan etmiştir.

 

Vehb bin Münebbih ise Arap, Fars ve Rumların atasının Sam, Sudanlıların atasının Ham, Türkler ile Ye'cuc ve Me'cuc'un atalarının Yafes olduğunu söylüyor. Bir rivayete göre, Kıptiler Ham'ın oğlu Kut'un çocuklarından üremişlerdir.

 

Ham'ın nesIinin siyahı olmasının sebebi ise şudur: Hz. Nuh uyuduğu zaman avret yeri açılmıştı; Ham babasının bu durumunu gördüğü halde onun avret yerini örtmemişti. Diğer iki oğlu Sam ile Yafes babalarının avret yerlerini görür görmez hemen üzerine bir elbise atarak örtmüşlerdi. Hz. Nuh uyanınca Ham ile diğer iki kardeşinin yaptıklarını öğrendi, Ham'in aleyhine, Sam ile Yafes'in de lehine duada bulundu.

 

İbn İshak anlatıyor: "Hz. Nuh (A.S.)'un oğlu Sam'ın hanımı Sulb (Salib?), Betavil (BeraiI?) bin Mahvil bin Hanuh bin Kayn bin Adem'in kızıdır. Sam'ın bu hanımından Erfahşed, Esved (Eşved), Laved ve İrem adında oğlan çocukları dünyaya gelmiştir. Fakat ben, İrem'in Erfahşed ve kardeşleriyle bir anneden olup olmadıklarını bilmiyorum. Sam'ın oğlu Laved'in çocukları ise Fars, Cürcan, Tasm ve Amalika'nın atası olan Amlik'tır. Şam'da (Suriye'de) kendilerine Ken'aniler denilen zalim ve cebbar kimseler ile Mısır firavunları, Casim adıyla bilinen Bahreyn ve Umman ahalisi bunlardandı. Yemame ile Şıhr arasında bulunan Remi topraklarında göçebe çadır halkı olarak yaşayan Laved'in soyundan gelen Emimoğulları da bunlardandı. Onlar, bu bölgede çoğalmışlardı; fakat işlemiş oldukları bir günah yüzünden helak oldular, gerilerinde ise kendilerine ''Nesnas'' denilen küçük bir grup kaldı. Yemame'de yerleşen Tasm sülalesi ise Bahreyn'e kadar uzanmışlardı. Tasım, Amalik, Emim ve Caşim Arap kavminden olup dilleri ise Arapça idi. Daha Yesrib (Medine) şehri kurulmazdan önce Abil buraya gelmişti. Amalik'a mensup olanlar da San'a'nın adı konmazdan önce San'a bölgesine inmişlerdi. Hatta onların bir kısmı Yesrib'e gelerek Abil'i oradan sürüp çıkarmışlar ve ''Cühfe'' denilen yere inip yerleşmişlerdi. Üzerlerine boşanan bir sel yüzünden helak oldukları için burasına ''Cühfe'' adı verilmiştir."

 

"Sam'ın oğlu İrem'in Avd (Avs) Gasir ve Havil adında üç oğlu oldu.

Avd'ın Gasir, Ad ve Abil adlarında üç oğlu dünyaya geldi. İrem'in oğlu Gasir'den ise Semud ve Cedis doğdu. Bunlar Arap olup Arapçanın Mudai lehçesiyle konuşurlardı. Araplar bu kavimlere ve Cürhüm'e el-Arabu'l-aribe (saf Arap) derlerdi. Yine Araplar, kendi aralarında yaşadıkları bir sırada Arapça konuşmayı öğrendikleri için İsmailoğullarına el-Arabu'l-mütearribe (Araplaşmış Araplar) derlerdi."

 

"Ad kavmi Reml'den Hadramevt'e kadar, Semud ise Hıcaz ile Şam arasında bulunan Hıcr bölgesinden Vadi'l-Kura (Mekke)'ya kadar olan yerlerde ikamet edip yerleşmişlerdi. Cadis de Tasm'a iltihak edip onlarla birlikte o gün için adı Cevv olan Yemame'den Bahreyn'e kadar olan kısımda ikamet ediyorlardı. Caşim topluluğu ise Umman'da kalıyordu."

 

"Nabat ahalisi, Nabit bin Mas bin İrem bin Sam'ın çocuklarından meydana gelmiş, Farslar ise Fars bin Tireş bin Masur bin Sam'ın oğullarından türemişlerdir. "

 

"Sam'ın oğlu Efrahşed'in de Kaynan adında bir oğlu oldu. Kaynan sihir ile meşgul olurdu. Sonra Kaynan'ın da Salih bin Erfahşed şeceresiyle anılan bir oğlu dünyaya geldi. Kaynan sihirle meşgul olduğu için Tevrat'ta bu şecerede ismi zikredilmedi. Salih'ten ise Gabir, Gabir'den de Falağ dünyaya geldi. Falağ kelimesinin manası ''taksim eden, bölen'' demektir. Onun bu adı alması, yeryüzünün onun döneminde bölünmesinden ve dillerin onun zamanında karışmasından ileri gelmektedir. Ayrıca Gabir'in Kahtan adında bir oğlu daha dünyaya geldi. Kahtan'ın da biri Ya'rub, diğeri Yakzan adında iki oğlu oldu. Bunlar Yemen'e yerleştiler. Yemen'e ilk yerleşen ve ''laneti icab ettirecek bir şey yapmadın'' manasında ''ebey-te'l-la'ne'' cümlesiyle ilk selamlanan hükümdar Kahtan'dır. Gabir'in oğlu Falağ'dan Erğu, Erğu'dan Saruğ, Saruğ'dan Nahur, Nahur'dan Tarah, yani Arapçadaki adıyla Azer, Azer'den Hz. İbrahim (A.S.) dünyaya gelmiştir. Ayrıca Erfahşed'in Nemrud adında bir oğlu daha doğmuştur. Bir rivayete göre ise Nemrud'un neseb şeceresi Nemrud bin Kevş bin Ham bin Nuh'tur."

 

Hişam el-Kelbı ise bu konuda şunları söylüyor: "Hindi ve Sindler, Tevkir (Tevkin) bin Yaktın bin Gabir bin Salih bin Erfahşed bin Sam bin Nuh'un oğullarıdır. Cürhüm ise Yaktın bin Gabir'in çocuklarından üremiştir. Hazaramevt de Yaktın'ın oğludur. Nesebini Hz. İsmail (A.S.)'in soyundan başkasına nispet edenlere göre Yaktın ile Kahtan aynı kişidir. Sınhace ve Kütame'nin, haricindeki Berberi ahalisi ise Semila bin Marib bin Faran bin Amr bin Amlık bin Laved bin Sam bin Nuh'un çocuklarıdır. Sinhace ile Kütame ise İfrikış bin Sayfi bin Sebe'in oğullarıdır."

 

"Hz. Nuh'un oğlu Yafes'in ise Camir, Mu'a', Mürek, Buvan, Fuba, Maşic ve Tlreş adlarındaki oğulları dünyaya gelmiştir. Bir görüşe göre Camir'in evladından Fars hükümdarları dünyaya gelmiş, Türkler ve Hazarlar Tıreş'in çocuklarından, Üşban ahalisi Maşic'in çocuklarından, Ye'cuc ve Me'cuc, Mu'a'ın çocuklarından, Sakalibe (Bulgarlar?) ve Burcan (Boğdan?) ahalisi de Buvan'ın çocuklarından üremişlerdir. Üşban ahalisi eski çağlarda, İs bin İshak'ın çocukları ve başkaları gelip yerleşmeden önce Rum topraklarında yaşarlardı. Hz. Nuh'un üç oğlu Sam, Ham ve Yafes'ten türeyen her kavim ayrı ayrı ülkelere dağılarak yerleştiler ve başkalarını bu topraklardan sürüp çıkardılar. "

 

"Şecereleri Lanti bin Yunan bin Yafes bin Nuh olan Rumlar da Yafes'in çocuklarından üremişlerdir. "

 

"Hz. Nuh'un oğlu Ham'ın Mısrayim, Kevş, Kut ve Ken'an adlarında dört oğlu olmuştur. Ham'ın oğlu Kevş'ten Nemrud dünyaya gelmiştir. Bir rivayete göre, Nemrud'un Sam'ın oğullarından olduğu söylenir. Ham'ın çocuklarının geri kalanları ise Nuba, Habeş ve Zengibar sahillerine gidip yerleşmişlerdir. Berberi ahalisi ile Kıptilerin Mısrayim'in çocuklarından üredikleri de rivayet edilmektedir. "

 

"Rivayete göre Küt, Sind ve Hind'e giderek oraya yerleşmiş, buraların halkı ise onun çocuklarından üremişlerdir."

 

"Ken'an oğullarının bir kısmı Şam'a gitmiş, sonra İsrailoğulları Şam'a gelip onları öldürmüşler, sağ kalanları ise sürüp çıkarmışlar, böylece Şam İsrailoğulları'nın eline geçmiştir. Daha sonra İsrailoğulları'nın üzerine yürüyen Rumlar, çok azı hariç olmak üzere onların bir kısmını öldürmüşler, geri kalan kısmını ise Irak'a sürmüşlerdir. Neticede Arapların gelmesiyle Şam onların eline geçmiştir."

 

"Ad Kavmi'ne kendi zamanlarında ''Ad-ı İrem'' denirdi. Ad Kavmi helak olduktan sonra Semud kavmine ''Semud-ı İrem'' denildi."

 

"Tevrat ehline göre, Erfahşed dünyaya geldiği zaman babası Sam yüz iki yaşındaydı. Erfahşed'in babası Sam altı yüz yıl yaşamıştır. Erfahşed otuz beş yaşında iken oğlu Kaynan doğmuştur. Erfahşed de dört yüz otuz sekiz yıl yaşamıştır. Kaynan otuz dokuz yaşında iken Şalıh adındaki oğlu dünyaya gelmiştir; fakat yukarıda da anlattığımız üzere, Kaynan sihirbaz olduğu için ilahi kitaplarda ömründen bahsedilmemiştir. Gabir doğduğu zaman babası Şalih otuz yaşındaydı. Şalih dört yüz otuz üç yıl yaşamıştır. Gabir'in Falağ ve Kahtan adında iki oğlu dünyaya gelmiştir. Tufan'dan yüz kırk yıl sonra Falağ doğmuştur. Babası Gabir ise dört yüz yetmiş dört yıl yaşamıştır. Falağ otuz yaşında iken oğlu Erğu doğmuştur. Babası Falağ ise iki yüz otuz dokuz yıl yaşamıştır. Erğu otuz iki yaşında iken oğlu Saruğ dünyaya gelmiştir. Erğu iki yüz otuz dokuz yıl yaşamıştır. Saruğ otuz yaşında iken oğlu Nahur doğmuştur. Babası Saruğ ise iki yüz otuz yıl yaşamıştır. Nahur yirmi yedi yaşında iken Hz. İbrahim (A.S.)'in babası olan oğlu Tarah (Azer) dünyaya gelmiştir. Nahur, iki yüz kırk sekiz yıl yaşamıştır. Tarah'tan Hz. İbrahim (A.S.) doğmuştur. Tufan hadisesi ile Hz. İbrahim'in doğumu arasından geçen zaman ise bin iki yüz altmış üç yıldır. Bu sırada Hz. Adem (A.S.)'in yaratılışının üzerinden üç bin üç yüz otuz yedi yıl geçmişti."

 

"Gabir'in oğlu Kahtan'dan Ya'rub, Ya'rub'tan Yeşcüb, Yeşcüb'ten Sebe', Sebe'den Hımyer, Kehlan, Amr, Eş'ar, Enmar ve Mürr, Amr'dan Adi, Adi'den Lahm ve Cüzam dünyaya gelmişlerdir."

 

BİR SONRAKİ SAYFA İLE DEVAM ETMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ İSME TIKLA

 

EFRİDUN'UN HÜKÜMDARLIĞI