SAHİH-İ MÜSLİM

FİTNELER – KIYAMET ALAMETLERİ

 

18 - باب لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل، فيتمنى أن يكون مكان الميت، من البلاء

18- BİR ADAM, BİR DİĞER ADAMIN KABRİNİN YANINDAN GEÇİP DE O ÖLENİN YERİNDE OLMAYI TEMENNİ EDECEĞİ ZAMAN GELMEDİKÇE KIYAMET KOPMAYACAKTIR BABI

 

53 - (157) حدثنا قتيبة بن سعيد عن مالك بن أنس، فيما قرئ عليه، عن أبي الزناد، عن الأعرج، عن أبي هريرة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى يمر الرجل بقبر الرجل فيقول: يا ليتني مكانه".

 

7230-53/1- Bize Kuteybe b. Said, Malik b. Enes'den kendisine Ebu Zinad’DAN diye okunanlar arasında tahdis etti. O P(rec'den, o Ebu Hureyre’DEN rivayet ettiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Adam bir diğer adamın kabrinin yanından geçip de keşke onun yerinde ben olsaydım diyeceği zaman gelmedikçe kıyamet kopmayacaktır" buyurdu.

 

Diğer tahric: Buhari, 7115;

 

 

54 - (157) حدثنا عبدالله بن عمر بن محمد بن أبان بن صالح ومحمد بن يزيد الرفاعي (واللفظ لابن أبان). قالا: حدثنا ابن فضيل عن أبي إسماعيل، عن أبي حازم، عن أبي هريرة، قال:

 قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "والذي نفسي بيده! لا تذهب الدنيا حتى يمر الرجل على القبر فيتمرغ عليه، ويقول: يا ليتني كنت مكان صاحب هذا القبر. وليس به الدين إلا البلاء".

 

7231-54/2- Bize Abdullah b. Ömer b. Muhammed b. Eban b. Salih ve Muhammed b. Yezid el-Rifai -lafız İbn Eban'a ait olmak üzere- tahdis edip dediler ki: Bize İbn Fudayl, Ebu İsmail’den tahdis etti, o Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre’den şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nefsim elinde olana yemin ederim ki adam kabrin yanından geçip de -dinden dolayı değil de sırf uğradığı bela yüzünden- kabir üzerine yuvarlanıp ah keşke bu mezar sahibinin yerinde ben olsaydım diye temennide bulunmadıkça dünyanın sonu gelmeyecektir" buyurdu.

 

Diğer tahric: İbn Mace, 4037

 

 

55 - (2908) وحدثنا ابن أبي عمر المكي. حدثنا مروان عن يزيد (وهو ابن كيسان)، عن أبي حازم، عن أبي هريرة، قال:

 قال النبي صلى الله عليه وسلم "والذي نفسي بيده! ليأتين على الناس زمان لا يدري القاتل في أي شيء قتل. ولا يدري المقتول على أي شيء قتل".

 

7232-55/3- Bize İbn Ebu Ömer el-Mekki de tahdis etti, bize Mervan, Yezid’den -ki o b. Keysan' dır- tahdis etti, o Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre’den şöyle dediğini rivayet etti: Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Nefsim elinde olana yemin ederim insanlar üzerine öyle bir zaman gelecek ki katil hangi sebepten dolayı öldürdüğünü bilmeyecek, maktul de hangi sebepten dolayı öldürüldüğünü bilmeyecektir" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

56 - (2908) وحدثنا عبدالله بن عمر بن أبان وواصل بن عبدالأعلى. قالا: حدثنا محمد بن فضيل عن أبي إسماعيل الأسلمي، عن أبي حازم، عن أبي هريرة، قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "والذي نفسي بيده! لا تذهب الدنيا حتى يأتي على الناس يوم، لا يدري القاتل فيما قتل. ولا المقتول فيم قتل" فقيل: كيف يكون ذلك؟ قال "الهرج. القاتل والمقتول في النار".

وفي رواية ابن أبان قال: هو يزيد بن كيسان عن أبي إسماعيل. لم يذكر الأسلمي.

 

7233-56/4- Bize Abdullah b. Ömer b. Eban ve Vasıl b. Abdula'la da tahdis edip dediler ki: Bize Muhammed b. Fudayl, Ebu İsmail el-Eslemi’den tahdis etti, o Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre'den şöyle dediğini rivayet etti: RasUlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki insanlar üzerinden katil niçin öldürdüğünü, maktul niçin öldürüldüğünü bilemeyeceği bir zaman gelmedikçe dünyanın sonu gelmeyecektir." Bunun üzerine: Bu nasıl olacak diye soruldu. O: "Here (ölüm) katil de maktul de ateştedir" buyurdu.

İbn Eban'ın rivayetinde dedi ki: O (yani Ebu İsmail'den dediği) Yezid b.

Keysan'dır. Ayrıca "el-Eslemi" nisbetini zikretmemiştir.

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          (7232) "Bize Mervan b. Yezid -ki o b. Keysfın'dır- Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre’DEN katil ne diye öldürdüğünü bilmeyeceğinin sözkonusu edildiği hadiste ... " diğer rivayette (7233) "Bize Muhammed b. Fudayl, Ebu İsmail elEslemı'den tahdis etti, o Ebu Hazim'den dedi. Sonra Müslim dedi ki: Eban'ın rivayetinde dedi ki: O (yani Ebu İsmail’DEN dediği) Yezid b. Keysandır. Ayrıca el-Eslemı nisbetini zikretmemiştir demektedir." İbare nüshalarda bu şekildedir. Yezid b. Keysan ise Ebu İsmail'in kendisidir.

 

İfadede ise bir taktim ve tehir vardır. Maksadı ise şudur: İbn Eban'ın rivayetinde dedi ki: Ebu İsmail Yezid b. Keysan'ın kendisidir.

Ama lafzın zahiri Yezid b. Keysan'ın bunu Ebu İsmail'den rivayet etmiş olduğu şeklinde yalnış bir izlenim vermektedir. Bu ise bir yanlışlıktır. Aksine Yezid b. Keysan, Ebu İsmail ile aynı şahıstır.

 

Bazı nüshalarda da "yezid b. Keysan'dan -yani Ebu İsmail'den-" diye kaydedilmiştir ki bu da bizim sözünü ettiğimiz yoruma açıklık getirmektedir. Zaten imamlar da zikrettiğim şekilde delileri ile bunu açıklamış bulunmaktadırlar.

 

Ebu Ali el-Gassani dedi ki: Şunu bilelim ki Yezid b. Keysan'ın künyesi Ebu İsmail'dir. Beşir b. Süleyman'ın künyesi ise Ebu İsmail el-Eslemı'dir. Her ikisi de Ebu Hazim’DEN rivayet nakletmektedir. Bu sebeple her ikisi de Ebu Hazim’DEN ortak bir takım hadisler rivayet etmişlerdir. Onlardan birisi de bu hadis-i şeriftir. Bunu Müslim ilk olarak Yezid b. Keysan'dan rivayet ettikten sonra bunu ayrıca Ebu İsmail el-Eslemi'nin de rivayeti olarak kaydetmiştir. Ancak Eban'ın rivayeti müstesnadır. O rivayetini Ebu İsmail Yezid b. Keysan'dan diye kaydetmiştir. Bundan dolayı nesebinde "el-Eslemi" nisbetini zikretmemiştir. Allah en iyi bilendir.

 

 

 

57 - (2909) حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة وابن أبي عمر (واللفظ لأبي بكر). قالا: حدثنا سفيان بن عيينة عن زياد بن سعد، عن الزهري، عن سعيد، سمع أبا هريرة يقول : عن النبي صلى الله عليه وسلم "يخرب الكعبة ذو السويقتين من الحبشة".

 

7234-57/5- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe ve İbn Ebu Ömer -lafız Ebu Bekir'e ait olmak üzere- tahdis edip dediler ki: Bize Süfyan b. Uyeyne, Ziyad b. Sa'd'dan tahdis etti, o Zühri'den, o Said'den rivayet ettiğine göre o Ebu Hureyre'yi şöyle derken dinlemiştir: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ka'be'yi Habeşlilerden baldırları incecik kişi tahrip edecektir" buyurdu.

 

 

Diğer tahric: Buhari, 1591; Nesai, 2904

 

AÇIKLAMA:          "Kdbe'yi Habeşlilerden baldırları incecik kişi tahrip edecektir." Buradaki "zussuvaykatayn: baldırları incecik kişi" kelimesi bu kişinin bacaklarının oldukça ince olduğunu anlatmak için kullanılan bir tabirdir. Genellikle siyahilerin baldırlarının niteliği budur. Bu da yüce Allah'ın; "Güvenilir bir harem" (Kasas, 57) buyruğu ile çelişmemektedir. Çünkü bu buyruk, kıyametin kopmasının ve dünyanın yıkılmasının yaklaşacağı zamana kadar güvenilir bir haremdir anlamındadır. Bir görüşe göre ise bu buyruğun genel ifadesinde "bacakları incecik kişi"nin gerçekleştirecekleri tahsis edilmiştir. Kadı Iyaz birinci görüş daha açıktır demiştir.

 

 

 

58 - (2909) وحدثني حرملة بن يحيى. أخبرنا ابن وهب. أخبرني يونس عن ابن شهاب، عن ابن المسيب، عن أبي هريرة، قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "يخرب الكعبة ذو السويقتين من الحبشة".

 

7235-58/6- Bana Harmele b. Yahya da tahdisetti ... Ebu Hureyre dedi ki: Ras{Hullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Habeşlilerden baldırları incecik kişi Kdbe'yi tahrib edecektir" buyurdu.

 

Diğer tahric: Buhari, 1596

 

 

59 - (2909) حدثنا قتيبة بن سعيد. حدثنا عبدالعزيز (يعني الدراوردي) عن ثور بن زيد، عن أبي الغيث، عن أبي هريرة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "ذو السويقتين من الحبشة يخرب بيت الله عز وجل".

 

7236-59/7- Bize Kuteybe b. Said tahdis etti ... Ebu Hureyre'den rivayete göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Habeşlilerden baldırları incecik kişi yüce Allah'ın beytini (Kdbe'yi) tahrip edecektir" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

60 - (2910) وحدثنا قتيبة بن سعيد. أخبرنا عبدالعزيز (يعني ابن محمد) عن ثور بن زيد، عن أبي الغيث، عن أبي هريرة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى يخرج رجل من قحطان يسوق الناس بعصاه".

 

7237-60/8- Bize Kuteybe b. Said de tahdis etti ... Ebu Hureyre'den rivayete göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kahtan’dan bir adam çıkıp da insanları sopası ile (önüne katıp) sürmedikçe kıyamet kopmayacaktır" buyurdu.

 

Diğer tahric: Buhari,3517, 7117

 

 

61 - (2911) حدثنا محمد بن بشار العبدي. حدثنا عبدالكبير بن عبدالمجيد، أبو بكر الحنفي. حدثنا عبدالحميد بن جعفر قال: سمعت عمر بن الحكم يحدث عن أبي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "لا تذهب الأيام والليالي، حتى يملك رجل يقال له الجهجاه".

قال مسلم: هم أربعة اخوة: شريك، وعبيدالله، وعمير، وعبدالكبير. بنو عبدالمجيد.

 

7238-61/9- Bize Muhammed b. Beşşar el-Abdi tahdis etti, bize Abdulkebir b. Abdulhamid Ebu Bekr el-Hanefi tahdis etti, bize Abdulhamid b. Cafer tahdis edip dedi ki: Ömer b. el-Hakem'i Ebu Hureyre'den tahdis ederken dinledim, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den: "Kendisine el-Cehcah denilen bir adam hükümdar olmadıkça gündüzler ve geceler gitmeyecektir" buyurdu.

Müslim dedi ki: Bunlar Abdulmecid'in oğlu olan Şerik, Ubeydullah, Umeyr ve Abdulkebir adlarında dört kardeştir.

 

 

Diğer tahric: Tırmizi, 2228

 

AÇIKLAMA:          "Kendisine el-Cehcah denilen bir adam ... " Cehcah ismi iki he iledir.

 

Bazılarında ise eliften sonraki he hazfedilerek "cehca" şeklindedir. Meşhur olan ise birincisidir.

 

 

 

62 - (2912) حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة وابن أبي عمر (واللفظ لابن أبي عمر) قالا: حدثنا سفيان عن الزهري، عن سعيد، عن أبي هريرة؛ أن النبي صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما كأن وجوههم المجان المطرقة. ولا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما نعالهم الشعر".

 

7239-62/10- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe ve İbn Ebu Ömer -lafız İbn Ebu Ömer'e ait olmak üzere- dediler ki: Bize Süfyan Zühri’den tahdis etti, o Said'den, o Ebu Hureyre’den rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: (Sizler yüzleri kat kat deri ile kaplanmış kalkanı andıran bir kavimle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Yine sizler ayakkabılan kıldan olan bir kavim ile savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. "

 

 

Diğer tahric: Buhari, 2929; Ebu Davud, 4304; l"ırmizi, 2215; İbn Mace, 4096;

 

AÇIKLAMA:          "Yüzleri kat kat deri ile kaplanmış kalkanı andıran" buradaki "el-mecann: kalkanlar" mim harfi fethalı, sondaki nun şeddelidir. Tekili kalkan demek olan mim harfi kesreli "micenn"in çoğuludur.

 

"Mutraka: kat kat deri ile kaplanmış" lı harfi sakin, re harfi şeddesizdir.

Rivayette lugat kitaplarında, garibu'l-hadis kaynaklarında meşhur olan fasih söyleyiş budur. Tı harfi fethalı, re harfi şeddeli (mutarraka) de nakledilmiş 01, makla birlikte bilinen birincisidir. İlim adamları der ki: Bu tür kalkanlar deriler üst üste geçirilerek yapılır.

 

İlim adamlarının dediklerine göre hadisin manası: Türklerin yüzlerinin enleri ve yanaklarının etli oluşları bakımından kat kat kalkanlara benzetmektedir.

 

 

 

63 - (2912) وحدثني حرملة بن يحيى. أخبرنا ابن وهب. أخبرني يونس عن ابن شهاب. أخبرني سعيد بن المسيب؛ أن أبا هريرة قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "لا تقوم الساعة حتى تقاتلكم أمة ينتعلون الشعر. وجوههم مثل المجان المطرقة".

 

7240-63/11- Bana Harmele b. Yahya da tahdis etti, bize İbn Vehb haber verdi, bana Yunus, İbn Şihab'dan haber verdi, bana Said b. el-Müseyyeb'in haber verdiğine göre Ebu Hureyre dedi ki: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Sizinle ayakkabıları kıldan, yüzleri kat kat deri ile kaplanmış kalkan gibi olan bir ümmet sizinle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. "

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

64 - (2912) وحدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا سفيان بن عيينة عن أبي الزناد، عن الأعرج، عن أبي هريرة،

 يبلغ به النبي صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما نعالهم الشعر. ولا تقوم الساعة حتى تقاتلوا قوما صغار الأعين، ذلف الآنف".

 

7241-64/12- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de tahdis etti, bize Süfyan b. Uyeyne, Ebu Zinad’dan tahdis etti, o A'rec'den, o Ebu Hureyre’den hadisi Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'e ulaştırarak şöyle buyurduğunu rivayet etti: ''Ayakkabıları kıldan olan bir kavim ile savaşmadığınız sürece kıyamet kopmayacaktır. Yine sizler gözleri küçük, burunları basık (yassı) bir kavim ile savaşmadığınız sürece kıyamet kopmayacaktır."

 

 

Diğer tahric: Buhari, 2929; İbn Mace, 4097

 

AÇIKLAMA:          "Burunları basık (yassı)" buradaki "zülf: basık (yassı)" zel ve dal harfleri ile iki ayrı söyleyiştir. Meşhur olan zel harfi söyleyişidir. Bu hususta her iki söyleyişi nakledenler arasında el-Meşarik ve el-Metali adlı eserlerin sahipleri de bulunmaktadır. Bunların dediklerine göre cumhur bunu zel ile rivayet etmiş bazıları ise del (dülf şeklinde) rivayet etmişlerdir. Doğrusu ise zel ile rivayettir. Zel harfi de ötreli, lam harfi sakin "ezlef"in çoğuludur. Anlamı ise geniş olmakla birlikte kısa ve burunları basık demektir. Bunun, burun yumuşağının kalın olması anlamında olduğu söylendiği gibi geniş olması anlamında olduğu da söylenmiştir. Hepsi birbirine yakın açıklamalardır.

 

 

 

65 - (2912) حدثنا قتيبة بن سعيد. حدثنا يعقوب (يعني ابن عبدالرحمن) عن سهيل، عن أبيه، عن أبي هريرة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى يقاتل المسلمون الترك، قوما وجوههم كالمجان المطرقة. يلبسون الشعر، ويمشون في الشعر".

 

7242-65/13- Bize Kuteybe b. Said tahdis etti... Ebu Hureyre'den rivayete göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlar, yüz/eri kat kat deri ile kap/anmış ka/kanı andıran kıl elbise giyinen ve kılda yürüyen bir kavim olan Türklerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. "

 

Diğer tahric: Ebu Davud, 4303; Nesai, 3177

 

 

66 - (2912) حدثنا أبو كريب. حدثنا وكيع وأبو أسامة عن إسماعيل بن أبي خالد، عن قيس بن أبي حازم، عن أبي هريرة، قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "تقاتلون بين يدي الساعة قوما نعالهم الشعر. كأن وجوههم المجان المطرقة. حمر الوجوه، صغار الأعين".

 

7243-66/14- Bize Ebu Kureyb Muhammed b. el-Ala tahdis etti, bize Veki' ve Ebu Üsame, İsmail b. Ebu Halid'den tahdis etti, o Kays b. Ebu Hazim'den, o Ebu Hureyre'den şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kıyamete yakın bir zamanda ayakkabıları kıldan olan, yüzleri kat kat deri ile kaplanmış kalkanı andıran yüzleri kırmızı gözleri küçük bir kavim ile savaşacaksınız. "

 

 

Diğer tahric: Buhari, 3591

 

AÇIKLAMA:          (7242) "Kıldan elbise giyen ve kılda yürüyen" yani diğer rivayette (7243) açıkça ifade ettiği gibi "ayakkabıları kıldan olan" bir kavimdir. Bunların bizim zamanımızda bu halde oldukları görülmüştür. Diğer rivayette (7243) "kırmızı yüzlü" denilmektedir ki bu kırmızı karışımı yüzleri beyaz tenli demektir. Bu rivayette "gözlerinin küçük" oldukları da sözkonusu edilmektedir.

 

Bütün bunlar Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in mucizeleridir.

Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in sözkonusu ettiği küçük gözlü, kırmızı tenli, yassı basık burunlu, yüzleri kat kat deri ile kaplanmış kalkanı andıran türden geniş kıl ayakkabılar giyen kimseler olmak şeklindeki bütün nitelikleri ile bu Türklerle savaş gerçekleşmiştir. Bunların zamanımızda bütün bu niteliklere sahip oldukları görülmüş, müslümanlar onlarla defalarca savaşmıştır. Halen onlarla savaşılmaktadır. Yüce ve keremi bol Allah'tan onların durumu hakkında başkalarının durumu hakkında ve diğer durumlarında güzel akıbeti ihsan buyurmasını, onlara lütuf ve himayesini sürekli kılmasını dileriz.

 

Hevadan asla konuşmayan, konuştuğu vahiyden başka bir şeyolmayan Rasulü'ne de Allah salat ve selam buyursun.

 

 

 

67 - (2913) حدثنا زهير بن حرب وعلي بن حجر (واللفظ لزهير). قالا: حدثنا إسماعيل بن إبراهيم عن الجريري، عن أبي نضرة، قال: كنا عند جابر بن عبدالله فقال:

 يوشك أهل العراق ألا يجبى إليهم قفيز ولا درهم. قلنا: من أين ذاك؟ قال: من قبل العجم. يمنعون ذاك. ثم قال: يوشك أهل الشام أن لا يجبى إليهم دينار ولا مدي. قلنا: من أين ذاك؟ قال: من قبل الروم. ثم أسكت هنية. ثم قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "يكون في آخر أمتي خليفة يحثي المال حثيا. لا يعده عددا".

قال قلت لأبي نضرة وأبي العلاء: أتريان أنه عمر بن عبدالعزيز؟ فقالا: لا.

 

7244-67/15- Bize Zuheyr b. Harb ve Ali b. Hucr -lafız Zuheyr'e ait olmak üzere- tahdis edip dediler ki: Bize İsmail b. İbrahim el-Cureyrl’den tahdis etti. O Ebu Nadra'dan şöyle dediğini rivayet etti: Cabir b. Abdullah'ın yanında idik. Şöyle dedi: Iraklılara bir kafiz ve bir dirhemin toplanmayacağı zaman yakındır. Biz: Bu nereden dedik. O: Acemler tarafından onlar bunu vermeyecekler dedi. Sonra şunları ekledi: Şam halkına da bir dinarın ve bir müdyün toplanmayacağı zaman yakındır dedi. Biz: Bu nereden dedik. O:

Rumlar tarafından dedi. Sonra kısa bir süre sustu. Sonra dedi ki: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Ümmetimin son zamanlarında malı sayarak değil avuçla avuçlayacak bir halife olacaktır" buyurdu.

(Ravi) dedi ki: Ben, Ebu Nadra ve Ebu'l Ala'ya: Sizce bu Ömer b. Abdulaziz midir dedim. Her ikisi de hayır dedi.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

67-م - (2913) وحدثنا ابن المثنى. حدثنا عبدالوهاب. حدثنا سعيد (يعني الجريري)، بهذا الإسناد، نحوه.

 

7245- .. ./16- Bize İbnu'l Müsenna da tahdis etti, bize Abdulvehhab tahdis etti, bize Said -yani el-Cureyrı- bu isnad ile buna yakın olarak tahdis etti.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

68 - (2914) حدثنا نصر بن علي الجهضمي. حدثنا بشر (يعني ابن المفضل). ح وحدثنا علي بن حجر السعدي. حدثنا إسماعيل (يعني ابن علية). كلاهما عن سعيد بن يزيد، عن أبي نضرة، عن أبي سعيد، قال:

 قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "من خلفائكم خليفة يحثو المال حثيا. لا يعده عددا".

وفي رواية ابن حجر "يحثي المال".

 

7246-68/17- Bize Nadr b. Ali el-Cahdamı tahdis etti. Bize Bişr -yani b. el-Mufaddal- tahdis etti. (H.) Bize Ali b. Hucr es-Sa'di de tahdis etti, bize İsmail -yani b. Uleyye- tahdis etti (Bişr ile) ikisi Said b. Yezid'den, o Ebu Nadra'dan, o Ebu Said’den şöyle dediğini rivayet etti: ResuluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) "Halifelerinizden malı sayarak değil avuç ile avuçlayacak bir halife (olacaktır)" buyurdu.

İbn Hucr'un rivayetinde malı (yahsu yerine) yahsi: avuçlayarak denilmiştir. 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

69 - (2914/2913) وحدثني زهير بن حرب. حدثنا عبدالصمد بن عبدالوارث. حدثنا أبي. حدثنا داود عن أبي نضرة، عن أبي سعيد وجابر بن عبدالله، قالا : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "يكون في آخر الزمان خليفة يقسم المال ولا يعده".

 

7247-69/18- Bana Zuheyr b. Harb da tahdis etti, bize Abdussamed b.

Abdulvaris tahdis etti, bize babam tahdis etti, bana Davud, Ebu Nadra'dan tahdis etti, o Ebu Said ve Cabir b. Abdullah'dan şöyle dediklerini rivayet etti:

Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Ahir zamanda malı saymaksızın paylaştıracak bir halife olacaktır" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

69-م - (2914/2913) وحدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا أبو معاوية عن داود بن أبي هند، عن أبي نضرة، عن أبي سعيد، عن النبي صلى الله عليه وسلم. بمثله.

 

7248- .. ./19- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de tahdis etti, bize Ebu Muaviye, Davud b. Ebu Hind'den tahdis etti, o Ebu Nadra'dan, o Ebu Said'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den aynısını rivayet etti.

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          (7244) "Iraklılara herhangi bir kafizin ve bir dirhemin toplanmayacağı zaman yakındır. .. " Bu hadisin şerhi birkaç yaprak önce geçmiş bulunmaktadır. Yuşiku: yakındır, ye harfi ötreli, şin harfi kesreli olup çabuk gelecektir anlamındadır.

 

"Sonra kısa bir süre sustu." Buradaki "eskete: sustu" fiili dyarımızdaki bütün nüshalarda başında elif (hemze) iledir. Kadı Iyaz ise ravilerin bunu hem hemzeli hem hemzesiz rivayet ettiklerini zikretmiş ve çoğunluğun bunu yazmayıp hazfettiklerine işaret etmiştir. Zaten (hemzesiz) sekete ile eskete sustu anlamında iki ayrı söyleyiştir. Hemzeli söyleyişin başını önüne eğdi anlamında olduğu söylendiği gibi yüzünü çevirde anlamında olduğu da söylenmiştir. "Huneyye: biraz, kısa bir süre" hemzesiz ve ye harfi şeddelidir. Kadı Iyaz dedi ki: Bunu es-Sedafi bize hemze ile rivayet etmiş olmakla birlikte o yanlıştır. Buna dair açıklama da Namaz Kitabı'nda geçmiş bulunmaktadır.

 

"Ümmetimin son zamanlarında malı saymayarak avuçlayacak bir halife gelecektir." Bir diğer rivayette (7246) "yahsİ. .. avuçlayarak verecek" fiili "yahsu" diye kaydedilmiştir. Dil bilginleri der ki: Bu fiilin ye'li yahut vav'lı söylenişi iki ayrı söyleyiştir. Bu hadiste bu her iki söyleyiş de kullanılmıştır. İkinci rivayette mastar birinci rivayetteki fiiline göre kullanılmıştır. Bu da yüce Allah'ın: "Allah sizi yerden bir bitkiyi bitirir gibi bitirdi" (Nuh, 17) buyruğunda olduğu gibi caizdir.

 

Buradaki yahsu fiili ellerle avuçlamak demektir. Sözü edilen bu halifenin malı bu şekilde avuçlayarak verecek olması, malların ve ganimetlerin fetihlerin çok olması ile birlikte kendisinin de cömert bir kişi olacağından dolayıdır.

 

 

 

70 - (2915) حدثنا محمد بن المثنى وابن بشار (واللفظ لابن المثنى). قالا: حدثنا محمد بن جعفر. حدثنا شعبة عن أبي مسلمة، قال: سمعت أبا نضرة يحدث عن أبي سعيد الخدري قال:

 أخبرني من هو خير مني؛ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لعمار، حين جعل يحفر الخندق، وجعل يمسح رأسه ويقول "بؤس ابن سمية. تقتلك فئة باغية".

 

7249-70/20- Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşar -lafız İbnu'l Müsenna'ya ait olmak üzere- tahdis edip dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti, bize Şu'be, Ebu Seleme'den şöyle dediğini tahdis etti: Ebu Nadra'yı Ebu Said el-Hudn’DEN tahdis edip şöyle derken dinledim: Bana benden daha hayırlı olan bir kişinin haber verdiğine göre Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hendeği kazmaya başladığı zaman Ammar'ın başmı (üzerindeki tozu) silmeye koyuldu ve bu arada: "İbn Sümeyye'ye yazık. Seni baği (haksızca baş kaldıran) bir topluluk öldürecek" buyuruyordu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

71 - (2915) وحدثني محمد بن معاذ بن عباد العنبري وهريم بن عبدالأعلى. قالا: حدثنا خالد بن الحارث. ح وحدثنا إسحاق بن إبراهيم وإسحاق بن منصور ومحمود بن غيلان ومحمد بن قدامة. قالوا: أخبرنا النضر بن شميل. كلاهما عن شعبة، عن أبي مسلمة، بهذا الإسناد، نحوه. غير أن في حديث النضر: أخبرني من هو خير مني، أبو قتادة. وفي حديث خالد بن الحارث قال: أراه يعني أبا قتادة. وفي حديث خالد: ويقول "ويس" أو يقول "يا ويس ابن سمية".

 

7250-71/21- Bana Muhammed b. Muaz b. Abbad el-Anberi ile Hureym b. Abdula'la da tahdis edip dedi ki: Bize Halid b. el-Haris tahdis etti. (H.) Bize İshak b. İbrahim, İshak b. Mansur, Mahmud b. Gayian ve Muhammed b. Kudame de tahdis edip dediler ki: Bize en-Nadr b. Şumeyl haber verdi (Halid ile) ikisi Şu'be'den, o Ebu Mesleme'den bu isnad ile buna yakın olarak hadisi rivayet ettiler. Ancak Nadr'ın hadisinde şöyle denilmektedir: Bana benden daha hayırlı olan Ebu Katade haber verdi. Halid b. el-Haris ise hadisi rivayetinde dedi ki: Zannederim o -yani Ebu Katade- derken yine Halid'in hadisi rivayetinde "(bu'se: yazık)" lafzmı "veyse" diye yahut da "yaveyse ibn Sümeyye: İbn Sümeyye'ye yazık" diyordu şeklindedir.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

72 - (2916) وحدثني محمد بن عمرو بن جبلة. حدثنا محمد بن جعفر. ح وحدثنا عقبة بن مكرم العمي وأبو بكر بن نافع (قال عقبة: حدثنا. وقال أبو بكر: أخبرنا) غندر. حدثنا شعبة قال: سمعت خالدا يحدث عن سعيد بن أبي الحسن، عن أمه، عن أم سلمة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال لعمار "تقتلك الفئة الباغية".

 

7251-72/22- Bana Muhammed b. Amr b. Cebele de tahdis etti, bize Muhammed b. Cafer haber verdi. (H.) Bize Ukbe b. Mukrem el-Ammi ve Ebu Bekr b. Nafi de tahdis etti. Ukbe, bize Gunder tahdis etti derken Ebu Bekr haber verdi dedi. Bize Şu'be tahdis edip dedi ki: Halid'i Said b. Ebu'lHasen’DEN diye tahdis ederken dinledim. O annesinden o Um Seleme’den rivayet ettiğine göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Ammar'a: "Seni baği (haksızca baş kaldıran) bir topluluk öldürecektir" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

72-م - (2916) وحدثني إسحاق بن منصور. أخبرنا عبدالصمد بن عبدالوارث. حدثنا شعبة. حدثنا خالد الحذاء عن سعيد بن أبي الحسن والحسن، عن أمهما، عن أم سلمة، عن النبي صلى الله عليه وسلم. بمثله.

 

7252- .. ./23- Bana İshak b. Mansur da tahdis etti, bize Abdussamed b. Abdulvaris haber verdi, bize Şu'be tahdis etti, bize Halid el-Hazza, Said b. Ebu'l-Hasen ve el-Hasen’DEN tahdis etti, ikisi annelerinden, o Um Seleme'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den aynısını rivayet etti.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

73 - (2916) وحدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا إسماعيل بن إبراهيم عن ابن عون، عن الحسن، عن أمه، عن أم سلمة، قالت : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "تقتل عمارا الفئة الباغية".

 

7253-73/24- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de tahdis etti, bize İsmail b. İbrahim, İbn Avn’dan tahdis etti, o Hasen'den, o annesinden o Um Seleme’den şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Ammar'ı baği (haksızca baş kaldıran) topluluk öldürecektir" buyurdu.

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          (7249) "İbn Sümeyye'ye yazık. Seni baği bir topluluk öldürecektir." Bir rivayette ise (7250) "veys -yahut- ya veys: yazık, vah yazık", şeklinde, bir rivayette (7251) ''Ammar'a: Seni baği (haksızca baş kaldıran) topluluk öldürecektir" buyurulmaktadır ..

 

Birinci rivayette (yazık anlamındaki lafız olan) "bu'se" ötreli be ile ve ondan sonra hemze iledir. Bu kelime ise hoşlanılmayan hal ve zorluk, sıkıntı anlamını ifade eder. Yani İbn Sümeyye'nin karşı karşıya kalacağı zorluk ve sıkıntı ne kadar büyük ve ne kadar zorlu olacaktır. İkinci rivayet ise fethalı vav ve sakin ye ile "veyse" şeklindedir. Buhari'deki rivayette ise merhamet ve acıma ifade eden "veyhe" şeklindedir. "Veyse" onun küçültme ismidir. Yani bu hususta ondan daha az bir hususu ifade eder.

 

Herevi dedi ki: "Veyh" hak etmediği bir helake düşen kişiye bu söz ile ona merhametini, acımasını dile getirerek söylenir ve böylelikle onun için ağıt anlamlı bir ifade kullanılmış olur. "veyı" ise helak olmayı hak eden kişi hakkında kullanılır. Fena dedi ki: "Veyh ve veys" her ikisi de "veyı" anlamındadır.

 

Ali (r.a.)’DAN "veyh" bir rahmet kapısı veyl ise bir azap kapısıdır dediği nakledilmiştir. Yine (Fena) dedi ki: Veyh helak olmak kertesine yaklaşmış olan kimseye, o işten vaZgeçmesini söylemek için kullanılan bir sözdür. Veyl ise helakin içine düşen kimse için kullanılır. Allah en iyi bilendir.

 

"Fie: taife, kesim, fırka" anlamındadır.

İlim adamları der ki: Bu hadis, Ali (r.a.)'ın haklı ve isabetli olduğu, diğer kesimin ise baği (haksızca baş kaldıran) ama içtihad etmiş bir topluluk olduğu hususunda açık bir delildir. Müctehid olduklan için bu yaptıklarında günahları yoktur. Nitekim biz bu hususu daha önce -biri bu babta olmak üzere- birkaç yerde kaydetmiş bulunmaktayız.

 

Yine bu hadiste Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in değişik açılardan bir mucizesi vardır. Bunlardan birisi Ammar' ın maktul olarak öleceği, onu müslümanların öldüreceği, öldürenlerin baği olduklan, ashab-ı kiramın da savaşacakları, biri baği olan diğeri böyle olmayan iki fırkaya bölünecekleri ifade edilmektedir. Bütün bunlar da hevadan asla konuşmayan konuştuğu ancak vahiy olan Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in dediği şekilde sabahın aydınlığı gibi gerçekleşmiş hususlardır.

 

 

 

74 - (2917) حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا أبو أسامة. حدثنا شعبة عن أبي التياح. قال: سمعت أبا زرعة عن أبي هريرة،

 عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "يهلك أمتي هذا الحي من قريش" قالوا: فما تأمرنا؟ قال: "لو أن الناس اعتزلوهم".

 

7254-74/25- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe tahdis etti, bize Ebu Üsfune tahdis etti, bize Şu'be, Ebu Teyyah'dan tahdis edip dedi ki: Ben Ebu Zür'ayı Ebu Hüreyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurdu diye rivayet ederken dinledim: "Benim ümmetimi Kureyş'ten bu taife helak edecektir." Ashab: O halde bize ne buyurursun dediler. O: "Keşke insanlar onlardan uzak kalsalar" buyurdu.

 

Diğer tahric: Buhari, 4604

 

 

وحدثنا أحمد بن إبراهيم الدورقي وأحمد بن عثمان النوفلي، قالا: حدثنا أبو داود. حدثنا شعبة. في هذا الإسناد. في معناه.

 

7255- .. ./26- Bize Ahmed b. İbrahim ed-Devraki ve Ahmed b. Osman en-Nevfeli de tahdis edip dedi ki: Bize Ebu Davud tahdis etti, bize Şu'be bu isnad ile bu manada tahdis etti.

 

 

AÇIKLAMA:          "Ümmetimi Kureyş'ten bu taife helak edecektir." Buhari'nin rivayetinde: "Ümmetimin helaki Kureyş'ten yeni yetme bir kaç kişinin eli ile olacaktır" şeklindedir. Bu rivayet, Müslim'in rivayetinde Kureyş'ten bir taifenin kastedildiğini açıkça göstermektedir.

 

Bu hadis de mucizelerdendir. ResuluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in haber verdiği gibi gerçekleşmiştir.

 

 

75 - (2918) حدثنا عمرو الناقد وابن أبي عمر (واللفظ لابن أبي عمر). قالا: حدثنا سفيان عن الزهري، عن سعيد بن المسيب، عن أبي هريرة، قال : قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "قد مات كسرى فلا كسرى بعده. وإذا هلك قيصر فلا قيصر بعده. والذي نفسي بيده! لتنفقن كنوزهما في سبيل الله".

 

7256-75/27- Bize Anır en-Nakid ve İbn Ebu Ömer -lafız İbn Ebu Ömer'e ait olmak üzere- tahdis edip dediler ki: Bize Süfyan, Zühri’den tahdis etti, o Said b. el-Müseyyeb'den, o Ebu Hureyre'den şöyle dediğini rivayet etti:

ResuluIlah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kisra öldü, artık ondan sonra kisra olmayacaktır. Kayser de helak olursa ondan sonra kayser olmayacaktır. Nefsim elinde olana yemin ederim ki o ikisinin de hazineleri Allah yolunda harcanacaktır. "

 

 

Diğer tahric: Tırmizi, 2216

 

AÇIKLAMA:          "Kisra öldü, ondan sonra kisra olmayacaktır. .. " Şafii ve diğer ilim adamları der ki: Hadisin anlamı şudur: Artık -onun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) zamanında olduğu gibi- Irak'da Kisra, Şam (Suriye)'de de Kayser olmayacaktır demektir. Böylelikle O (Sallallahu aleyhi ve Sellem) Kisra ve Kayser'in bu iki bölgedeki mülklerinin kesintiye uğrayacağını öğrebniş olmaktadır. Nitekim dediği gibi olmuştur. Kisra'nın mülkü sona ermiş ve yeryüzünün tamamında büsbütün zeval bulmuş, mülkü paramparça olmuş, Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bedduası ile yok olup gibniştir. Kayser ise Şam topraklarından çekilmiş, kendi ülkesinin uzak yerlerine çekilmiş oldu. Müslümanlar her ikisinin topraklano! fethettive buralar müslümanların eline geçti. Hamd Allah'a mahsustur. Yine müslümanlar onların hazinelerini Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in haber verdiği gibi Allah yolunda infak ettiler. İşte bu da apaçık bir mucizedir.

 

Kisra kaf harfi fethalı, diğeri kesreli olmak üzere meşhur iki söyleyişi (kesra ve kisra) vardır.

 

Bir rivayette (2756) "onların hazineleri Allah yolunda harcanacaktır" diğer rivayette (2758) ''onların hazineleri Allah yolunda paylaştırılacaktır", bir başka rivayette de (7260) "ebyad (beyaz)daki kisranın hazinesi" denilmektedir ki bu da onun beyaz sarayında yahut beyaz saraylarında ve beyaz köşklerinde ki (hazineleri) demektir ..

 

 

وحدثني حرملة بن يحيى. أخبرنا ابن وهب. أخبرني يونس. ح وحدثني ابن رافع وعبد بن حميد عن عبدالرزاق. أخبرنا معمر. كلاهما عن الزهري. بإسناد سفيان ومعنى حديثه.

 

7257- .. ./28- Bana Harmele b. Yahya da tahdis etti, bize İbn Vehb haber verdi, bana Yunus haber verdi. (H.) Bana İbn Rafi' ve Abd b. Humeyd de Abdurrezzak'dan tahdis etti, bize Ma'mer haber verdi (Yunus ile) ikisi Zühri'den Süfyan'ın isnadı ile ve onun hadisi ile aynı manada rivayet etti.

 

Diğer tahric: Harmele b. Yahya'nın hadisini Buhari, 3618; İbn Rafı'in hadisini Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

76 - (2918) حدثنا محمد بن رافع حدثنا عبدالرزاق. حدثنا معمر عن همام بن منبه، قال: هذا ما حدثنا أبو هريرة عن رسول الله صلى الله عليه وسلم. فذكر أحاديث منها : وقال رسول الله صلى الله عليه وسلم "هلك كسرى ثم لا يكون كسرى بعده. وقيصر ليهلكن ثم لا يكون قيصر بعده. ولتقسمن كنوزهما في سبيل الله".

 

7258-76/29- Bize Muhammed b. Rafi' tahdis etti. Bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den şöyle dediğini tahdis etti:

Bu(nlar) Ebu Hureyre'nin Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diye tahdis ettikleridir. Sonra aralarında şu hadisin yer aldığı çeşim hadisler zikretti: Yine Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Kisra helak oldu. Sonra onun ardından Kisra olmayacaktır. Kayser de helak olacaktır. Sonra da onun ardından Kayser olmayacaktır. Andolsun onların hazineleri Allah yolunda paylaştırılacaktır. "

 

Diğer tahric: Buhari, 3027

 

 

77 - (2919) حدثنا قتيبة بن سعيد. حدثنا جرير عن عبدالملك بن عمير، عن جابر بن سمرة، قال:

 قال رسول الله صلى الله عليه وسلم "إذا هلك كسرى فلا كسرى بعده" فذكر بمثل حديث أبي هريرة سواء.

 

7259-77/30- Bize Kuteybe b. Said tahdisetti, bize Cerir, Abdulmelik b. Vmeyr'den tahdis etti, o Cabir b. Semura'dan şöyle dediğini rivayet etti: Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Kisra helak olursa ondan sonra Kisra olmayacaktır" buyurdu ve sonra da Ebu Hureyre'nin hadisini aynı şekilde zikretti.

 

Diğer tahric: Buhari, 3121, 3619, 6629;

 

 

78 - (2919) حدثنا قتيبة بن سعيد وأبو كامل الجحدري. قالا: حدثنا أبو عوانة عن سماك بن حرب، عن جابر بن سمرة. قال:

 سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول "لتفتحن عصابة من المسلمين، أو من المؤمنين، كنز آل كسرى الذي في الأبيض".

قال قتيبة: من المسلمين. ولم يشك.

 

7260-78/31- Bize Kuteybe b. Said ve Ebu Kamil el-Cahderi tahdis edip dedi ki: Bize Ebu Avane, Simak b. Harb’den tahdis etti, o Cabir b. Semura’dan şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim: "Müslümanlardan -yahut müminlerden- bir topluluk kesinlikle ebyadda (beyaz sarayında) ki Kisra dlinin hazinelerini feth edecektir."

 

Kuteybe "müslümanlardan" dedi ve şek etmedi.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

78-م - (2919) حدثنا محمد بن المثنى وابن بشار. قالا: حدثنا محمد بن جعفر. حدثنا شعبة عن سماك بن حرب، قال: سمعت جابر بن سمرة قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم. بمعنى حديث أبي عوانة.

 

7261- .. ./32- Bize Muhammed b. el-Müsenna ve İbn Beşşar tahdis edip dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti, bize Şu'be, Sim ak b. Harb'den şöyle dediğini tahdis etti: Cabir b. Semura'yı şöyle derken dinledim: RasUlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i şöyle buyururken dinledim deyip Ebu Avane'nin hadisi ile aynı manada rivayet etti.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

(2920) حدثنا قتيبة بن سعيد. حدثنا عبدالعزيز (يعني ابن محمد) عن ثور (وهو ابن زيد الديلي) عن أبي الغيث، عن أبي هريرة؛

 أن النبي صلى الله عليه وسلم قال "سمعتم بمدينة جانب منها في البر وجانب منها في البحر؟" قالوا: نعم. يا رسول الله! قال "لا تقوم الساعة حتى يغزوها سبعون ألفا من بني إسحاق. فإذا جاؤها نزلوا. فلم يقاتلوا بسلاح ولم يرموا بسهم. قالوا: لا إله إلا الله والله أكبر. فيسقط أحد جانبيها".

قال ثور: لا أعلمه إلا قال "الذي في البحر. ثم يقولوا الثانية: لا إله إلا الله والله أكبر. فيسقط جانبها الآخر. ثم يقولوا الثالثة: لا إله إلا الله والله أكبر. فيفرج لهم. فيدخلوها فيغنموا. فبينما هم يقتسمون المغانم، إذ جاءهم الصريخ فقال: إن الدجال قد خرج. فيتركون كل شيء ويرجعون".

 

7262- .. ./33- Bize Kuteybe b. Said tahdis etti, bize Abdulaziz -yani b. Muhammed- Sevr'den -ki o b. Zeyd ed-Dili'dir- tahdis etti, o Ebu'l-Gays'dan, o Ebu Hureyre’DEN rivayet ettiğine göre Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Siz bir tarafı karada bir tarafı denizde bulunan bir şehri hiç duydunuz mu" ashab: Evet ey Allah'ın Resulü dediler. Şöyle buyurdu: "İshakoğullarından yetmiş bin kişi o şehire gaza yapmadıkça kıyamet kopmayacaktır. Oraya gelecekleri vakit inecekler, hiç bir silahla savaşmayacaklar, bir ok atmayacaklar. La ilahe illallah vallahu ekber diyecekler ve iki yanından birisi düşecektir. "

 

Sevr dedi ki: Benim bildiğim ancak şöyle dediğinden ibarettir: "Denizde olan (düşecektir). Sonra ikinci defa La ilahe illallah vallahu ekber diyecekler. Onun diğer yanı düşecektir. Sonra üçüncü defa La ilahe illallah vallahu ekber diyecekler bu sefer (kapılan) kendilerine açılacak ve onlar oraya girecekler, ganimet de alacaklar. Onlar ganimetleri paylaştırmakta iken kendilerine feryad eden birisi gelerek: Şüphesiz deccal çıktı diyecek. Onlar da her şeyi bırakıp geri dönecekler. "

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

(2920-م) حدثني محمد بن مرزوق. حدثنا بشر بن عمر الزهراني. حدثني سليمان بن بلال. حدثنا ثور بن زيد الديلي، في هذا الإسناد، بمثله.

 

7263- .. ./34- Bana Muhammed b. Merzuk da tahdis etti, bize Bişr b. ümer ez-Zehrani tahdis etti, bana Süleyman b. Bilal tahdis etti, bize Sevr b. Zeyd ed-Dili bu isnad ile aynısını tahdis etti.

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'in bir kısmı karada bir kısmı denizdeki şehir hakkında: "İshakoğullarından yetmiş bin kişi gaza edecektir" buyruğu ile ilgili olarak Kadı Iyaz şöyle demektedir: Müslim'in Sahihi'nin bütün asıl nüshalarında bu şekilde "İshakoğullarından" diye kaydedilmiştir. Bazıları ise şöyle demiştir: Bilinen ve mahfuz olan "İsmail oğullarından" şeklinde olduğudur. Nitekim hadisin ve bağlamının delalet ettiği de budur. Çünkü bu sözleri ile ancak arapları kastetmiştir. Sözünü ettiği bu şehir ise Konstantiniyye (İstanbul)' dir.

 

 

 

79 - (2921) حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا محمد بن بشر. حدثنا عبيدالله عن نافع، عن ابن عمر،

 عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "لتقاتلن اليهود. فلنقتلنهم حتى يقول الحجر: يا مسلم! هذا يهودي. فتعال فاقتله".

 

7264-79/35- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe tahdis etti, bize Muhammed b. Bişr tahdis etti, bize Ubeydullah, Nafi'den tahdis etti, o İbn Ömer'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem) 'den şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Andolsun yahudilerle savaşacaksınız ve onları alabildiğine öldüreceksiniz. Hatta taş dahi: Ey müslüman! Bu bir yahudidir. Gel de onu öldür diyecektir."

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

79-م - (2921) وحدثناه محمد بن المثنى وعبيدالله بن سعيد. قالا: حدثنا يحيى عن عبيدالله، بهذا الإسناد. وقال في حديثه "هذا يهودي ورائي".

 

7265- .. ./36- Bunu bize Muhammed b. el-Müsenna ve Ubeydullah b. Said de tahdis edip dediler ki: Bize Yahya, Ubeydullah’dan bu isnad ile tahdis etti ve hadisinde: "Bu bir yahudidir, arkamdadır" demiştir.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

80 - (2921) حدثنا أبو بكر بن أبي شيبة. حدثنا أبو أسامة. أخبرني عمرو بن حمزة. قال: سمعت سالما يقول: أخبرنا عبدالله بن عمر؛ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "تقتتلون أنتم ويهود. حتى يقول الحجر: يا مسلم! هذا يهودي ورائي. تعال فاقتله".

 

7266-80/37- Bize Ebu Bekr b. Ebu Şeybe tahdis etti, bize Ebu Üsame tahdis etti, bana Ömer b. Hamza haber verip dedi ki: Salim'i şöyle derken dinledim: Bize Abdullah b. Ömer'in haber verdiğine göre Rasulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sizlerle yahudiler savaşacaksınız. Hatta taş: Ey müslüman! İşte bu arkamdaki bir yahudidir gel ve onu öldür diyecektir" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

81 - (2921) حدثنا حرملة بن يحيى. أخبرنا ابن وهب. أخبرني يونس عن ابن شهاب. حدثني سالم بن عبدالله؛ أن عبدالله بن عمر أخبره؛ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "تقاتلكم اليهود. فتسلطون عليهم. حتى يقول الحجر: يا مسلم! هذا يهودي ورائي فاقتله".

 

7267-81/38- Bize Harmele b. Yahya tahdis etti, bize İbn Vehb haber verdi, bana Yunus İbn Şihab'dan haber verdi, bana Salim b. Abdullah'ın tahdis ettiğine göre Abdullah b. Ömer de kendisine şunu haber verdi: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Yahudiler sizinle savaşacak ve siz de onlara galip kılınacaksınız. Hatta taş: Ey müslüman! İşte bu arkamdaki bir yahudidir. Haydi onu öldür diyecektir" buyurdu.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

82 - (2922) حدثنا قتيبة بن سعيد. حدثنا يعقوب (يعني ابن عبدالرحمن) عن سهيل، عن أبيه، عن أبي هريرة؛

 أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى يقاتل المسلمون اليهود. فيقتلهم المسلمون. حتى يختبئ اليهود من وراء الحجر والشجر. فيقول الحجر أو الشجر: يا مسلم! يا عبدالله! هذا يهودي خلفي. فتعال فاقتله. إلا الغرقد. فإنه من شجر اليهود".

 

7268-82/39- Bize Kuteybe b. Said tahdis etti, bize Yakub -yani b. Abdurrahman- Suheyl'den tahdis etti, o babasından, o Ebu Hureyre'den rivayet ettiğine göre RasUlullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: "Müslümanlar yahudilerle savaşmadıkça kıyamet kopmayacaktır. (Bu savaşta) müslümanlar onları öldürecek. Öyle ki yahudi taşın ve ağacın arkasına saklanacak. Taş yahut ağaç: Ey müslüman, ey Allah'ın kulu! Bu arkamdaki bir yahudidir; gel de onu öldür diyecektir. Gargad ağacı müstesnadır. Çünkü o yahudilerin ağaçlarındandır. "

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          "Gargad. ağacı müstesna, çünkü o yahudi ağaçlarındandır. " Gargat Beytü'l-Makdis topraklarında bilinen dikenli bir ağaç türüdür. Deccal de yahudiler de orada öldürülecektir. Ebu Hanife ed-Dineveri dedi ki: Avsece ağacı büyüdüğü taktirde gargade olur.

 

 

 

83 - (2923) حدثنا يحيى بن يحيى وأبو بكر بن أبي شيبة (قال يحيى: أخبرنا. وقال أبو بكر: حدثنا) أبو الأحوص. ح وحدثنا أبو كامل الجحدري. حدثنا أبو عوانة. كلاهما عن سماك، عن جابر بن سمرة قال:

 سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول "إن بين يدي الساعة كذابين".

وزاد في حديث أبي الأحوص: قال فقلت له: آنت سمعت هذا من رسول الله صلى الله عليه وسلم؟ قال: نعم.

 

7269-83/40- Bize Yahya b. Yahya ve Ebu Bekr b. Ebu Şeybe tahdis etti, Yahya, bize Ebu'l Ahvas haber verdi derken Ebu Bekr tahdis etti dedi.(H.) Bize Ebu Kamil el-Cahderi de tahdis etti, bize Ebu Avane tahdis etti (Ebu'l Ahvas ile) ikisi Simak'den, o Cabir b. Semura'dan şöyle dediğini rivayet etti: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'i: "Muhakkak kıyametin kopmasından önce yalancılar olacaktır" buyururken dinledim.

Ebu'l Ahvas'ın hadisinde şunu ekledi: Dedi ki: Bunun üzerine ben de ona: Bunu Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den bizzat sen mi dinledin dedim. O: Evet dedi.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

83-م - (2923) وحدثني ابن المثنى وابن بشار. قالا: حدثنا محمد بن جعفر. حدثنا شعبة عن سماك، بهذا الإسناد، مثله. قال سماك: وسمعت أخي يقول: قال جابر: فاحذروهم.

 

7270- .. ./41- Bana İbnu'l Müsenna ve İbn Beşşar da tahdis edip dedi ki: Bize Muhammed b. Cafer tahdis etti, bize Şu'be, Simak’DEN bu isnad ile aynısını tahdis etti.

Simak dedi ki: Kardeşimi de şöyle derken dinledim: Cabir: Bu sebeple onlardan sakının" dedi.

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

 

84 - (157) حدثني زهير بن حرب وإسحاق بن منصور (قال إسحاق: أخبرنا. وقال زهير: حدثنا) عبدالرحمن - وهو ابن مهدي - عن مالك، عن أبي الزناد، عن الأعرج، عن أبي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم قال "لا تقوم الساعة حتى يبعث دجالون كذابون قريب من ثلاثين. كلهم يزعم أنه رسول الله".

 

7271-84/42- Bana Züheyr b. Harb ve İshak b. Mansur tahdis etti, İshak b. Abdirrahman -ki o b. Mehdi'dir- Malik'ten haber verdi derken Züheyr tahdis etti dedi. O Ebu Zinad'dan, o P{rec'den, o Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyurduğunu rivayet etti: "Hepsi Allah'ın Rasulü olduğunu ileri süren otuza yakın pek yalancı deccal gönderilmedikçe kıyamet kopmayacaktır. "

 

 

Yalnız Müslim rivayet etmiştir

 

AÇIKLAMA:          "Hepsi Allah'ın Rasulü olduğunu ileri süren otuza yakın yalancı deccal gönderilmedikçe kıyamet kopmayacaktır." Burada "gönderilmek" ortaya çıkmak, zuhur etmek anlamındadır. Kitabın baş taraflarında deccal ile ilgili açıklama ve bunun "decel"den gelip bunun da olmayan bir şeyi göstermek anlamında olduğu daha başka açıklamalar da belirtilmiş idi.

 

Bu türden bu asırlarda çok kimse ortaya çıktı, şanı yüce Allah onları helak etti, izlerini söküp attı. Onlardan geri kalanlara da böyle yapacaktır .

 

 

 

84-م - (157) حدثنا محمد بن رافع. حدثنا عبدالرزاق. أخبرنا معمر عن همام بن منبه، عن أبي هريرة، عن النبي صلى الله عليه وسلم، بمثله. غير أنه قال: ينبعث.

 

7272- .. ./43- Bize Muhammed b. Rafi' tahdis etti, bize Abdurrezzak tahdis etti, bize Ma'mer, Hemmam b. Münebbih'den haber verdi, o Ebu Hureyre'den, o Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem)'den aynısını rivayet etti. Ancak o "(yubase: gönderilmedikçe yerine)" yenbaise lafzını kullanmıştır.

 

Diğer tahric: Buhari, 3609; Tirmizi, 2218;

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

19- İBN SAYYAD'IN ZİKRİ BABI