MECMAU ZEVAİD |
DİRİLİŞ |
ANA SAYFA
Kur’an Hadis Sözlük Biyografi
Hesap
18367- Hasan(-ı Basri)
anlatıyor: Biz Medine'deyken, Ebu Hureyre bize Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi
ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor: "Kıyamet günü ameller gelirler.
Namaz gelip: ‘‘Ya Rabbi! Ben namaz'ım’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Sen hayır üzeresin’‘
buyurur. Sadaka gelip: ‘‘Ya Rabbi! Ben sadakayım’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Sen hayır
üzeresin’‘ buyurur. Sonra oruç gelip: ‘‘Ya Rabbi! Ben oruç'um’‘ der. Yüce
Allah: ‘‘Sen hayır üzeresin’‘ buyurur. Sonra aynı şekilde diğer ameller
gelirler, Yüce Allah onlara da: ‘‘Sen hayır üzeresin’‘ buyurur. Sonra İslam
gelir ve: ‘‘Sen Selam'sın, ben de İslam'ım’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Sen hayır
üzeresin. Ben bu gün seninle alır seninle veririm’‘ buyurur."
Nitekim yüce Allah,
Kitab'mda şöyle buyurur: "Kim, islamıdan başka bir din ararsa, bilsin ki
kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan
edenlerden olacaktır." (Al-i İmran, 85)
*Ahmed ve Ebu Ya'la rivayet ettiler. Taberani,
el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti ve şunu ekledi: "Yüce Allah şöyle
buyurur: "Allah katında din, şüphesiz islamıdır." (AI-i imran, 19)
"Kim, Islamıdan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din)
asla kabul edilmeyecek ve O, ahirette ziyan edenlerden olacaktır." (Al-i
İmran, 85) Ravilerden Abbild b. Raşid'i Ebu Hatim ve başkaları güvenilir
bulmuş, bazıları ise zayıf olduğunu söylemiştir. Ahmed'in diğer ravileri
Sahıh'in ravileridir.
18368- Abdullah b. Ömer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"İnsanların hesaba çekilmek için toplandıklarını gördüm."
*Ebu Ya'la rivayet etti. Ravileri Sahıh'in ravileridir.
18369- Cabir b. Abdillah
bildiriyor: Bir kişinin, Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bir hadis
işittiğini duydum; bir deve satın aldım ve eşyalarımı yükleyip bir aylık
yolculuktan sonra Şam'da olan adamın yanına vardığımda onun Abdullah b. Uneys
olduğunu gördüm. Kapıcısına: "(Abdullah'a) Cabir kapıda (girmek için izin
istiyor de" dedim. O: "İbn Abdillah mı?" diye sorunca, ben:
"Evet" dedim. Abdullah b. Uneys elbiselerine basarak çıktı ve
birbirimizle kucaklaştık. Ben: "Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve
Sellem) (ahiretteki) kısas hakkında duyduğun bir hadis bildiğini öğrendim. Onu
duymadan önce birimizin ölmesinden endişelendim" dedim. Abdullah b. Uneys
şöyle dedi: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle dediğini
duydum: "Allah kıyamet günü insanları haşreder" veya şöyle dedi:
"Yalınayak, çıplak ve hiçbir şeysiz bir şekilde haşreder. "
Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Hiçbir şeysiz ne demek?" diye sorunca şöyle
buyurdu: "Yanlarında hiç bir şey yoktur. Sonra onlara uzakta olanın da,
yakında olanın da aynı şekilde duyacağı bir şekilde seslenir ve şöyle buyurur:
‘‘Ben Melik'im, Ben Deyyan'ım; Cehennemlik olanlardan hiç kimseyi, cennetlik
olanlardan birinde olan hakkını kendisine almadıkça cehenneme sokmam. Yine
Cennetlik olanlardan hiç kimseyi, Cehennemlik olanlardan birinin kendisinde
olan hakkını, o hak bir tokat olsa bile almadıkça Cennete sokmam."
Resulullah'a (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Çıplak ve sünnetsiz bir şekilde (yanımızda hiç bir
şeyolmadığı halde) geldiğimiz halde bu nasıl olacak?" diye sorunca,
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Sevap ve günahlarla"
buyurdu.
*Ahmed rivayet etti. Ravileri güvenilir bulunmuştur.
Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında buna benzer bir rivayette bulundu, ancak
Abdullah b. Uneys'in Mısır'da olduğunu söyledi.
Mikdam b. Ma'dı Kerib'in
ve Mikdam b. Esved'in hadisleri bundan önce Dirilme konusunda geçmişti.
18370- İbn Abbas,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kul, Kıyamet gününde şu dört şeyin hesabı sorulmadıktan sonra hiçbir yere
tek adım dahi atamaz. Ömrünü nerede harcadığının, bedenini nerede eskittiğini,
malını nerede harcadığını ve nereden kazandığını ve biz Ehl-i Beyt'in
sevgisinin hesabı."
*Taberani, el-Mu'cemu'l-kebıy ve el-Mu'cemu'l-evsat'ında
rivayet etti. Ravilerden Hüseyn b. Hasan el-Aşkar çok zayıftır. Selefe
sövmesine rağmen ibn Hibban onu güvenilir bulmuştur.
18371- Ebu Berze,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Kul (Kıyamet gününde) şu dört şeyin hesabı sorulmadıktan sonra hiçbir
yere tek adım dahi atamaz. Ömrünü nerede harcadığının, bedenini nerede
eskittiğini, malını nereden kazandığını ve nereye harcadığını ve biz Ehl-i
Beyt'in sevgisinin hesabı." "Ya Resulallah! Sizi sevmenin alameti
nedir?" diye sorulunca, Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) eliyle
Ali'nin omzuna vurdu.
*Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Tirmizı'de
"Biz Ehl-i Beyt'in sevgisi" ve ondan sonraki cümlelerin dışındaki
kısmıyla vardır. Tirmizı dördüncüsüne: "İimiyle ne yaptığı" cümlesini
koymuştur. Taberani'nin senedinde Haris b. Muhammed el-Kufi - Ma'kuf ta denir--
hakkında Mizan sahibi "Aslı olmayan hadisler nakletti" der. Diğer
ravileri güvenilirdir.
18372- Ebu'd-Derda,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kul, Kıyamet gününde şu dört şeyin hesabı sorulmadıktan sonra hiçbir yere
tek adım dahi atamaz: Gençliğini nerede eskittiğini, ömrünü nerede geçirdiğini,
malını nereden kazanıp nereye harcadığını. "
*Taberani. el-Mu'cemu'l-kebır ve el-Mu'cemu'l-evsat'ında
rivayet etti. Ravilerden Ebu Bekr ed-Dahirı çok zayıftır.
18373- Muaz b. CebeL,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kul,
Kıyamet gününde şu dört şeyden hesaba çekilmedikçe hiçbir yere tek adım dahi
atamaz: Ömrünü nerede geçirdiğinden, gençliğini nerede eskittiğinden, malını
nereden kazanıp nerede harcadığından ve ilmiyle ne amel yaptığından.''
*Taberani ve yakın metinle Bezzar rivayette bulundu.
Taberani'nin güvenilir
bir ravi olan Samit b. Muaz ve Adiy b. Adiy el-Kindı dışındaki ravileri,
Sahih'in ravileridir.
18374- İbn Ömer,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Kıyamet günü olduğu zaman Allah, kullarından birini çağırır ve onu
huzurunda durdurup malından hesaba çektiği gibi mevkisinden de hesaba çeker.''
18376- Abdullah b. Ukeym
bildiriyor: Bu mescitte Abdullah b. Mes'ud, yeminle başlayarak şöyle dedi:
"Kıyamet gününde aranızdan, Dolunayla baş başa kaldığınız gibi Rabbi ile
başbaşa kalmayacak hiçbir kimse yoktur. Rabbi ona: ‘‘Ey Ademoğlu! Benim
hakkımda seni ne aldattı? Ey Ademoğlu! Benim hakkımda seni ne aldattı? Ey
Ademoğlu, gönderdiğim peygamberlere ne cevab verdin? Ey Ademoğlu, gönderdiğim
peygamberlere ne cevap verdin? Ey Ademoğlu, bildiğinin gereği olarak neler
yaptm? Ey Ademoğlu, bildiğinin gereği olarak neler yaptm?’‘ diye soracak."
*Taberani M. es-Sağır'inde rivayet etti. Ravilerden, Ebu
Müslim el-Eftas'ın kardeşi Yusuf b. Yunus çok zayıftır.
18375- Bureyde,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Sizden (Kıyamet günü) Allah'ın aranızda hiçbir engel ve tercüman olmadan
konuşturmayacağı hiç kimse yoktur."
*Bezzar rivayet etti. Ravilerden Abdulazız b. Eban metruktur.
Taberani,
el-Mu'cemu'l-kebır'inde mevkuf olarak ve şu kısmını da M. el-evsat'ta merfu
olarak rivayet etti: "Kulum! Benim hakkımda seni ne aldattı? Gönderdiğim
peygamberlere ne cevap verdin?"
M. el-kebir'in Şerık b. Abdullah
dışındaki ravileri Sahıh'in ravileridir. O da güvenilirdir, ama kendisinde
zayıflık vardır. M. el-Evsat'ın ravileri arasında da Şerik ve ishak b. Abdullah
et-Temımı vardır. ishak b. Abdullah et-Temımı'yi ibn Hibban güvenilir
bulmuştur. Diğer ravileri Sahlh'in ravileridir.
18377- Sevban
bildiriyor: Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mes'ele'nin (çok soru
sormanın ve istekte bulunmanın) önemini belirterek şöyle buyurdu: "Kıyamet
günü, Cahiliye üzere olanlar putlarını sırtlarında taşıyarak gelirler. Rableri
onlara sorduğunda şöyle derler: ‘‘Rabbimiz! Bize Resul göndermedin ve Senin
hiçbir emrin bize gelmedi. Eğer bize Resul gönderseydin kullarının en fazla
itaat edeni olurduk.’‘ Rableri onlara: ‘‘Size bir şey emredersem bana itaat
eder misiniz?’‘ der ve itaat edeceklerine dair onlardan söz alır. Sonra şöyle
buyurur: ‘‘Ona (Cehenneme) yönelin ve girin.’‘ Onlar Cehenneme giderler ve onu
görünce korkup geri dönerler ve: ‘‘Rabbimiz! Ondan çok korktuk; ona giremeyiz’‘
derler. Yüce Allah: ‘‘Zelil olarak Cehenneme giriniz’‘ buyurur."
Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) devamla şöyle buyurdu: "Eğer ilk
gördüklerinde girselerdi Cehennem onlar için serin ve selamet olurdu. "
*Bezzar zayıf olan iki isnadla rivayet etti.
Kader kitabında Fetret
devrinde ölenler bölümünde bu konuda hadisler geçmişti.
18378- Hasan bildiriyor:
Ebü Hureyre, Resülullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) minberinde bize hutbe
vererek, O'nun (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu söyledi: "Allah,
Kıyamet gününde Adem'e üç defa özür beyan ettirir. Allah şöyle buyurur: ‘‘Ey
AdemI Eğer yalancıları lanetlemeseydim, yalandan ve sözünden dönmekten nefret
etmeseydim ve bunları işleyenlere (azab edeceğimi) vaad etmeseydim; onlar için
hazırlamış olduğum azabın şiddetinden dolayı çocuklarının hepsine merhamet
ederdim. Ama Cehennemi Resullerimi yalanlayan ve emrime isyan eden insan ve
cinlerin hepsiyle dolduracağıma dair sözüm vardır.’‘
Yine Allah şöyle
buyurur: ‘‘Ey AdemI Şunu bil ki; zürriyetinden Cehenneme attığım veya ateşle
azab ettiğim hiç kimse yoktur ki; eğer onu dünyaya tekrar gönderirsem daha önce
yaptığı kötülüklere tekrar döneceğini ilmimle biliyor olmayayım. O kişi
yaptıklarından dönüp vazgeçmez.’‘
Yine Allah şöyle
buyurur: ‘‘Ey Adem! Onlardan sadece zalim olanları Cehenneme attığımı bilmen
için seni, Benim ve zürriyetin arasında hakem tayin ettim. Mizan'ın yanında dur
ve amellerinden sana sunulana bak. Kimin iyiliği kötülüğüne bir miskal kadar
ağır gelirse onun için Cennet vardır."
*Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ravilerden
Fadl b. isa er-Rekkaşı hadis uydurmakla suçlanmıştır.
18379- Enes,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Zulüm üç türlüdür. Bir zulüm vardır ki, Allah onu affetmez. Bir zulüm
vardır ki, Allah onu affeder. Bir zulüm vardır ki, Allah onun mutlaka hesabını
sorar. Allah'ın affetmediği zulüm şirktir. Çünkü Allah ‘‘Şirk büyük bir
zulümdür’‘ (Lokman, 13) buyurmuştur. Allah'ın affedeceği zulüm; kulların kendi
nefislerine karşı işlediği zulümdür. Rableri ile kendi aralarındaki işlerde
(emre itaat ve nehiyden kaçınmak noktasında) yaptıkları hatalardır. Allah'ın
hiç bırakmayıp, mutlaka hesabını soracağı zulüm ise, kulların birbirlerine
karşı yaptıkları zulümdür. Allah bazılarının (mazlumların) hakkını bazılarından
(zalimlerden) alır."
*Bezzar, hocası Ahmed b. Malik el-Kuşeyrl"den rivayet
etti. Onu tanımıyorum.
Diğer ravileri
zayıflıklarına rağmen güvenilir bulunmuştur.
18380- Selman,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Günahlardan birisi affedilmez, birisinin Allah mutlaka hesabını sorar,
birisini ise affeder. Affedilmeyen günah, Allah'a ortak koşmaktır. Affedilen
günah ise Allah ile kul arasında (emirlere isyan ve yasaklardan kaçınmamak)
olan günahlardır. Allah'ın mutlaka hesabını soracağı günah ise kulların
birbirlerine karşı işlediği günahlardır. "
*Taberani el-Mu'cemu'l-kebır ve M. es-Sağır'inde rivayet
etti. Ravilerden Yezıd b. Süfyan b. Abdullah b. Revaha zayıftır. ibn Hibban
onun hakkında menfi söz söylemiştir. Diğer ravileri güvenilirdir.
18381- Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğununakleder:
"Günahlardan birisi affedilir, birisi affedilmez, birisinin ıse, kişi
muhakkak karşılığını görür. Affedilmeyen günah, Allah'a ortak koşmaktır.
Affedilen günah, seninle Rabbin arasında olan amellerindir. Karşılığı muhakkak
verilen günah ise kardeşine yapmış olduğun haksızlıktır.''
*Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ravilerden
Talha b. Amr metruktur.
18382- Hz. Aişe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Allah katında amel defterleri üç çeşittir. Allah bunlardan birisinin içindekileri
hiç önemsemez. Birisinin ise içindekilerden hesabı sorulmadık bir şey bırakmaz.
Diğerinin ise içindekilerden hiçbir şeyi affetmez. İçindekilerden hiç bir şeyi
affetmediği defter de; içinde Allah'a şirk koşma olan defterdir. Allah şöyle
buyurur: "Biliniz ki kim Allah'a ortak koşarsa muhakkak Allah ona cenneti
haram kılar." (Maide, 72)
İçindekileri
önemsemediği defter ise; kulun kendisiyle Rabbi arasında olan, tutmamış olduğu
bir günlük oruç veya namaz gibi kendi nefsine zulmettiği şeylerin yazılı olduğu
defterdir. Allah, eğer dilerse bunları affeder ve bağışlar.
Hesabını sormadık bir
şey bırakmadığı defter ise kulların birbirine yaptığı zulümlerin yazıldığı
defterdir. Bunlara muhakkak kısas uygular."
*Ahmed rivayet etti. Ravilerden Sadaka b. Musa'yı çoğunluk
zayıf bulmuş, Müslim b. ibrahım ise: "Sadaka b. Musa bize nakletti ve
dürüsttü" dedi. Diğer ravileri güvenilirdir.
18383- Huzeyfe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Köleden dolayı efendisinin vay haline. Efendisinden dolayı da kölenin vay
haline.''
*Bezzar rivayet etti. Ravilerden tanımadıklarım vardır.
18384- Enes b. Malik,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Köleden dolayı efendisinin vay haline. Efendisinden dolayı da kölenin vay
haline. Fakirden dolayı zenginin vay haline. Zenginden dolayı fakirin de vay
haline. Zayıftan dolayı kuvvetlinin vay haline. Kuvvetliden dolayı da zayıfın
vay haline. "
*Bezzar, hocası Muhammed b. el-leys'ten rivayet etti. ibn
Hibban, güvenilir raviler arasında onu zikretti ve: "Hata eder ve
güvenilir olanlara aykırı rivayette bulunur" dedi. Muhammed b. el-leys'i
Mızan'da bulamadım. Diğer ravileri Sahih'in ravileridir. Sadece A'meş, Enes'ten
dinlememiştir. Ebu Ya'la rivayet etti.
18385- Ebu Hureyre,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Nefsim elinde olana yemin ederim ki; kıyamet günü her şey davalaşıp
hakkını alacaktır. Hatta birbiriyle toslaşan iki koyun bile."
*Ahmed rivayet etti. isnadı hasendir.
18386- Ebu Said
el-Hudri, Resulullalı'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
bildiriyor: "Nefsim elinde olana yemin ederim ki; kıyamet günü her şey
davalaşıp hakkını alacaktır. Hatta birbiriyle taslaşan iki koyun bile. "
*Ebu Ya'la rivayet etti, Ahmed buna benzer bir rivayette
bulundu, isnadı hasendir.
18387- Ukbe b. Amir,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kıyamet günü ilk davalaşacak olanlar komşu olan iki kişidir. "
*Ahmed hasen isnadla rivayet etti,
18388- Ebu Eyyub,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Kıyamet günü ilk davalaşacak olanlar, kocayla hanımıdır. Vallahi, kadının
dili konuşmaz, ama elleri ve ayakları, kocasında kusur araması dolayısıyla
aleyhine şahitlik eder. Kocanın da elleri ve ayakları ona karşı olan
sorumluluğu (hakkını eda edip etmediği) hususunda şahitlik eder. Sonra kişiyle
hizmetçisi aynı şekilde çağrılıp davalaşırlar. Sonra çarşı halkı birbirleriyle
davalaşırlar. Ondan sonra artık ne kırat (bir ağırlık birimi) ne de devanık
(bir para birimi) bulunmaz; ama şunun iyilikleri zulmetmiş olduğu kişiye,
zulmetmiş olduğu kişinin günahları ise kendisine yüklenir. Sonra zorbalar
demirden yapılmış ucu çengelli sopalarla getirilir ve: ‘‘Bunları Cehenneme
uğratın’‘ denir. Vallahi! Ona girecekler mi; yoksa Yüce Allah'ın ‘‘Sizden
cehenneme uğramayacak yoktur. Bu, Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesinleşmiş
bir hükümdür. Sonra Biz Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanları kurtarır, zalimleri
de orada diz üstü çökmüş olarak bırakırız’‘ (Meryem, 71-72) buyurduğu gibi mi
olacak bilmiyorum."
*Taberani rivayet etti. Ravilerden Abdullah b. Abdilazız
el-leysı zayıftır. Said b. Mansur onu güvenilir buldu ve: "Malik onu
beğenirdi" dedi. Diğer ravileri Sahih'in ravileridir.
18389- Vasile b.
el-Eska', Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Kıyamet günü Allah günahsız bir kişiyi diriltip: ‘‘Seni
amelinden mi, yoksa sana vermiş olduğum nimetlerden mi hesaba çekmemi
istersin?’‘ diye sorar. Kul: ‘‘Ya Rabbi! Biliyorsun ki Sana hiç isyan etmedim
(amelimden hesaba çek)'' der. Yüce Allah: ‘‘Kulumu alıp onu nimetlerimden
birinin hesabını sorun’‘ buyurur. Bütün iyilikleri Allah'ın kendisine vermiş
olduğu bir nimeti karşılamaya yetmez. O zaman kul: ‘‘ Ya Rabbi! Beni nimetin ve
rahmetinle hesaba çek’‘ buyurur. Yüce Allah ta: ‘‘Nimetim ve rahmetimle hesaba
çekeceğim’‘ buyurur.
Kendini iyi biri
zanneden ve hiçbir günahı olmadığını sanan bir kul getirilir ve Yüce Allah ona:
‘‘Dostlarımla dostluk kurar mıydın?’‘ diye sorar. Kul: ‘‘Ben insanlarla barış
içinde yaşardım’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Düşmanlarımla düşman mıydın?’‘ diye
sorunca, kul: ‘‘ Ya Rabbi! Benim kimseyle hiçbir sorunum yoktu’‘" der.
Yüce Allah: ‘‘Dostlarımla dostı düşmanlarımla düşman olmayan benim rahmetime
nailolamaz’‘ buyurur."
*Taberani rivayet etti. Ravi!erden Bişr b. Avn uydurma hadis
rivayet etmekle itham edilmiştir.
18390- İbn Ömerı
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Kıyamet günü efendi ve kölesi, koca ile hanımı getirilir. Efendi ve köle,
koca ile hanımı hesaba çekilir. Hatta adama: ‘‘Falan gün tadını çıkararak
içtin’‘ denir. Kocaya: ‘‘Falan kadını başkalarıyla birlikte sen de istemiştin.
Ben, bu kadının seninle evlenmesini nasib etmiş onları bırakmıştım’‘
denir."
*Bezzar, Said b. Mesleme el-Umevı'nin Leys b. Ebi Süleym'den
olan rivayetinden nakletti. Bunların ikisi de zayıftır. Güvenilir olduklarını
söyleyenler de vardır. Diğer ravileri Sahıh'in ravileridir.
18391- İbnu'z-Zübeyr,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kim inceden inceye hesaba çekilirse helak olur."
*Bezzar ile Taberani, el-Mu'cemu'l-kebir ve
el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti.
Bezzar ve M. el-Keb'fr'in
ravileri Sahih'in ravileridir. M. el-Evsat'ın da Amr b. Ebi Asım en-Nebil
dışındaki ravileri Sahih'in ravileridir. O da güvenilirdir.
18392- Hz. Aişe,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Kıyamet gününde hesaba çekilip te affedilen kimse olamaz. Müslüman
amelini kabrinde görür. Yüce Allah ta şöyle buyurur: "Işte o gün insana
da, cine de günahı sorulmaz." (Rahman, 39) "Suçlular, simalarından
tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar." (Rahman, 41)
*Ahmed rivayet etti. Ravilerden ibn Lehia zayıftır. Güvenilir
olduğunu söyleyenler de vardır. Diğer ravileri Sahih'in ravileridir.
18393- Cabir b.
Abdillah, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
bildiriyor: "Ademoğlu Kıyamet günü Allah'ın huzurunda o kadar utanacak ve
zelil olacak ki; (bir an önce) cehenneme atılmayı temenni edecek."
*Ebu Ya'la rivayet etti. Ravilerden Fadl b. isa
er-Rakkaşı'nin zayıflığında görüş birliği vardır.
Daha önce Kıyamet
gününün şiddeti konusunda ibn Mes'ud'un hadisi geçmişti.
Buradaki hadis, kafir
hakkında söylenmiştir.
18394- Enes,
Resulullah'tan (Sallallahu aleyhi ve Sellem) bildiriyor: "Mizan'da görevli
bir melek vardır. Ademoğlu getirilip MizCin'ın iki kefesi arasında durdurulur.
Eğer iyilik kefesi ağır basarsa bir melek, yaratılmışlara duyurabileceği bir
sesle der ki: ‘‘Falan kişi, daha sonra kesinlikle bedbaht olmayacak şekilde
saadete kavuştu.’‘ Eğer iyiliklerin bulunduğu kefe daha hafif olursa bir melek,
yaratılmışlara duyurabileceği bir sesle der ki: ‘‘Falan kişi, daha sonra
kesinlikle saadete kavuşamayacağı bir şekilde bedbaht oldu.’‘"
*Bezzar rivayet etti. Ravilerden Salih el-Murri'nin
zayıflığında görüş birliği vardır.
18395- Enes b. Malik, Resulullah'ın
(Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder: "Kıyamet günü
Allah'ın huzuruna mühürlenmiş sahifeler getirilir. Yüce Allah şöyle buyurur:
‘‘Şunu kabul edin, bunu atın’‘ Melekler: ‘‘İzzetin ve Celaline yemin olsun ki;
(bu sahifelerde olanlardan) bize sadece hayır olanları gösterdin’‘ derler. Yüce
Allah: ‘‘Bu (hayır dediğiniz şeyler) benim rızam için yapılmamıştı. Ben, bugün
sadece Benim rızam için yapılan şeyleri kabul ederim’‘ buyurur."
18396- Bir rivayette
ibare şöyledir: "Melekler: ‘‘İzzetine yemin olsun ki; biz sadece
yaptıklarını yazdık’‘ derler. Yüce Allah: ‘‘Doğru söylediniz. (Ancak) Bu
yaptığını benim rızam için yapmamıştı’‘ buyurur."
*Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında iki isnadla rivayet etti.
Birinin ravileri, Sahlh'in ravileridir. Bezzar da rivayet etti.
18397- Enes b. Malik,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu nakleder:
"Kıyamet yaklaştığında ümmetim üç firkaya ayrılır. Bir firka Allah'a
ihlasla ibadet ederler. Bazıları gösteriş için Allah'a ibadet ederler. Bazıları
ise insanlardan menfaat temin etmek için ibadet ederler. "
Allah, Kıyamet günü
onları bir araya getirdiğinde, insanlardan menfaat temin etmek için ibadet
edene: ‘‘İzzetim ve Celalim için söyle! Bana hangi sebeple ibadet ettin?’‘ diye
sorar. O kişi: ‘‘İzzetin ve Celaline yemin ederim ki; insanlardan menfaat temin
etmek için ibadet ettim’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Topladığın şeyin (bugün) sana bir
faydası olmayacak. Bunu ateşe götürünüz’‘ buyurur.
Sonra gösteriş için
Allah'a ibadet edene: ‘‘İzzetim ve Celalim için söyle!
Bana hangi sebeple
ibadet ettin?’‘ diye sorar. O kişi: ‘‘İzzetin ve Celaline yemin ederim ki;
insanlara gösteriş yapmak için ibadet ettim’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Senin yaptığın
bu ibadetten bana bir şey yükselmez. Bunu ateşe götürünüz’‘ buyurur.
Sonra, kendisine ihlasla
ibadet edene: ‘‘İzzetim ve Celalim için söyle!; Bana hangi sebeple ibadet
ettin?’‘ diye sorar. O kişi: ‘‘İzzetin ve Celaline yemin ederim ki; Sen bunu
benden daha iyi bilirsin ki; sadece bundan kastım Senin zikrin ve rızandır’‘
der. Yüce Allah: ‘‘Kulum doğru söyledi. Bunu Cennete götürünüz’‘ buyurur."
*Taberani, el-Mu'cemu'l-evsat'ında rivayet etti. Ravilerden
Ubeyd b. ishak el-Attar'ı çoğunluk zayıf bulmuş, Ebu Hatim er-Razi ise
beğendiğini ve ibn Hibban ise güvenilir olduğunu söylemiştir. Diğer ravileri
güvenilirdir.
18398- Ebu Said
el-Hudri, Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu
nakleder: "Kıyamet günü gelip kafire ameli gösterildiğinde itiraz edip
tartışır. Ona: ‘‘Şu komşuların aleyhine şahitlik ediyorlar’‘ dendiğinde;
‘‘Yalan söylüyorlar’‘ der. Yüce Allah: ‘‘Ailen ve aşiretin şahitlik ediyor’‘
dediğinde, kafir: ‘‘Yalan söylüyorlar’‘ der. Yüce Allah onlara: ‘‘Yemin edin’‘
dediğinde onlar yemin ederler. Sonra Allah onları susturur ve dilleri şahitlik
eder. Sonra onları Cehenneme sokar. "
*Ebu Ya'la, kendisinde bulunan zayıflığa rağmen hasen olan
bir isnadla rivayet etti.
18399- Ukbe b. Amir,
Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) şöyle buyurduğunu bildiriyor:
"Ağızlara mühür vurulacağı gün insanda konuşacak ilk kemik, kişinin sol
bacağının baldırı olacaktır."
*Ahmed ve Taberani rivayet ettiler. Senetleri ceyyiddir.
18400- Muaviye b. Hayde der
ki: Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gittiğimde şöyle
buyurdu: "Ne oluyor da cehenneme düşmemeniz için sizi kemerlerinizden
tutuyorum? Şunu bilin ki; Rabbim beni çağıracak ve: ‘‘Kullarıma tebliğ ettin
mi?’‘ diye soracaktır. Ben de: ‘‘Rabbim! Onlara tebliğ ettim.’‘ Sizden burada
bulunanlar burada olmayanlara bildirsin. Sonra ağızlarınız bezden süzgüyle
bağlanacaktır. Sizden ilk açığa çıkacak şey, kişinin baldırı ve avucudur.
"
Ben: "Ya
Resulallah! Bizim dinimiz bu mu?" dediğimde, Hz. Peygamber (Sallallahu
aleyhi ve Sellem): "Sizin dininiz budur. Bu dini her nerede güzelce
yaşarsan bu sana yeter" buyurdu.
*Ahmed uzun bir hadiste rivayet etti. Ravileri güvenilirdir.
Sonraki sayfa için
aşağıdaki link’i kullan: