musannef

Abdurrezzak

TAHARE

 

ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

Mestler Üzerine Meshetme

 

746- Amr b. Umeyye ed-Damrı bildiriyor: "Resülullah' ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mestleri üzerine meshettiğini gördüm."

 

Tahric: Ma'mer bunu bu şekilde rivayet etti. Beyhaki de (1/271) bu metinle Abdürrezzak kanalıyla rivayet etti.

 

 

 

747- Muğire b. şu'be bildiriyor: Bir yolculuğunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydim. Yolun bir yerinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) geride kalınca ben de bir kap su alarak yavaşladım. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) biraz uzaklaşıp hacetini gördükten sonra yanıma geldi. Sabah namazı vaktiydi. Ellerine su döktüm. Yüzünü yıkadıktan sonra kollarını yıkamak istedi. Üzerinde Şam yapımı bir cübbe vardı. Cübbenin kolları kendi kollarını sıkıştırınca yıkayamadı. Bunun üzerine kollarını cübbeden (alttan) çıkardı ve öyle yıkadı. Sonra mestlerinin üzerine meshetti. Diğer Müslümanların yanına yetiştiğimizde Abdurrahman b. Avf'ın imamlığında rekatlardan birini kıldıklarını gördük. Ben gidip Abdurrahman'ı geri çekilmesi için uyarmak istedim, ancak Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem): "Onu bırak!" buyurdu. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) cemaatle birlikte namaza durdu. Cemaaat namazı bitirince Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) diğer rekatı kılmak için kalktı. Müslümanlar onu bu şekilde gördüklerinde endişeye kapıldılar. Ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazını bitirince onlara: "Doğru yaptınız" veya: "iyi yaptınız" buyurdu.

 

 

 

748- Muğıre b. Şu'be bildiriyor: Tebük gazvesinde Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikte ben de vardım. Yolun bir yerinde sabah namazı öncesi Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacetini görmek üzere diğerlerinden ayrı bir yere çekilince ben de onun için bir kap su hazırladım. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacetini görüp yanıma dönünce kaptan ellerine su dökmeye başladım. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ellerini üç defa yıkadı Sonra ağzı ile burnunu yıkayıp temizledi. Sonra yüzünü yıkadı. Kollarını yıkamak istedi, ancak cübbenin kolları dar gelince kollarını geri çekip cübbenin alt tarafından dışarıya çıkardı ve dirseklerine kadar onları da yıkadı. Daha sonra mestleri üzerine meshetti. Diğerlerinin yanına geldiğimizde namaz kıldırması için Abdurrahman b. Avf'ı öne geçirmişlerdi ve ilk rekatı kılmışlardı. Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yetiştiği ikinci rekatı cemaatle birlikte kıldı. Abdurrahman selam verip namazı bitirince Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) kalan bir rekatı kılmak için ayağa kalktı. Müslümanlar onun kalktığını gördüklerinde endişeye kapılıp tesbihe başladılar. Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) namazını bitirince onlara döndü ve namazı vaktinde kılmaları konusunda onlara gıpta ettiğini belirtme babında:

"Doğru yaptınız" veya: "iyi yaptınız" buyurdu.

 

ibn Şihab der ki: ismail b. Muhammed b. Sa'd, Hamza b. el-Muğıre'den Abbad b. Ziyad'ın hadisinin aynısını bana bildirdi. Ancak bu rivayette Muğıre'nin: "Abdurrahman b. Avf'ı geriye çekmek istedim, ancak Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem): ''Onu bırak'' buyurdu" dediği ziyadesi vardı. 

 

Tahric: Müslim, Sahih (1/180) ve Beyhakı (1/274),

 

 

 

749- Hamza b. el-Muğıre b. Şu'be, babasından bildirir: Bir yolculuğunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteydım. Yolun bir yerinde: "Ey Muğfre! Sen geride kal! Diğerleri de yoluna devam etsin" buyurdu. Sonra hacetini görmek üzere bir yere gitti. Ben bir kap su hazırlayıp peşinden gittim. Hacetini giderip yanıma geldiğinde kendisine su dökmeye başladım. Yüzünü yıkadıktan sonra kollarını yıkamak istedi. Üzerinde Rum malı bir cübbe vardı ve kolları dardı. Ellerini cübbenin kollarından çıkaramayınca geri çekip cübbenin alt tarafından çıkardı ve öyle yıkadı. Sonra mestlerinin üzerine meshedip namazını kıldı. 

 

Tahric: Humeydi, Müsiled'de İbn Uyeyne kanalıyla rivayet etti.

 

 

 

750- Muğıre b. Şu'be bildiriyor: "Bir yolculuğunda Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraberdim. Yolun bir yerinde Allah Resulü (Sallallahu aleyhi ve Sellem) hacetini giderdi. Ben de bir kapla kendisine su getirdim. Üzerinde Şam yapımı bir cübbe vardı. Kolları dar olduğu için ellerini cübbenin kollarından çıkaramadı. Bunun üzerine alt tarafından çıkarıp yıkadı. Mestlerinin üzerine de meshetti."

 

Tahric: Müslim (1/133).

 

 

 

751- Huzeyfe b. el-Yeman bildiriyor: "Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile beraberken bizim kabilenin çöplüğünde durup küçük abdestini yaptı. Sonra bir kenara çekilince ona su getirdim. Abdest alırken mestlerinin üzerine meshetti." 

 

Tahric: Müslim (1/133), Ebu Vail kanalıyla rivayet ettiler.

 

 

 

752- Yahya b. Rabia bildiriyor: Ata'ya mest üzerine meshetmeyi sorduğumda: "Mest üzerine meshin süresi, yolcu için üç gün, mukim için ise bir gündür" dedi.

 

 

 

753- Abdürrezzak'ın bildirdiğine göre Sevrl şöyle demiştir: "Ayağımda durabildiği sürece mest olarak sayar ve üzerine meshederim. Zira Mühacir ile Ensar'ın da mestleri yırtık, parçalanmış ve yamalı mestlerden başka bir şey değildi.''

 

Tahric: Beyhaki (1/283), müellifin kanalıyla rivayet etti.

 

 

 

754- Abdürrezzak'ın bildirdiğine göre Ma'mer: "Mest abdestte yıkanacak bölümün bir kısmını açıkta bırakıyorsa bu durumda üzerine meshedilmez" demiştir.

 

 

 

755- Amir eş-Şa’bi der ki: işiten birinin bana bildirdiğine göre Hz. Ali'ye mest üzerine mesh edilip edilmeyeceği konusu sorulunca: "Evet, edilir. Nalınların ve başörtüsünün üzerine de edilir" dedi.

 

 

 

756- Hemmam b. el-Haris bildiriyor: (erır'in bevlettikten sonra abdest alırken mestlerinin üzerine meshettiğini gördüm. Neden öyle yaptığı sorulunca da: "Resülullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaptığını gördüm" karşılığını verdi." Ravi ibrahım der ki: "Mest üzerine meshetme uygulamasının Maide Süresi'ndeki abdest ile ilgili ayetten daha sonra olduğunu söylerlerdi. Zira (erır ashab arasında son Müslüman olanlardan biridir.

 

Tahric: İbn Ebi' Şeybe'nin (1/188),

 

 

 

757- Hemmam b. el-Haris bildiriyor: (erir'in mesciddeki abdesthanede abdest alırken mestlerinin üzerine meshettiğini gördüm. Neden öyle yaptığı kendisine sorulunca: "Neden yapmamayım? Zira Resulullah'ın da (Sallallahu aleyhi ve Sellem) böyle yaptığını gördüm" karşılığını verdi. '' Ravi ibrahim der ki: "Bu hadis Abdullah'ın öğrencilerinin çok beğendiği bir hadisti. Zira Cerir, Maide Suresi'nin (abdest ayetinin) nazil olmasından sonra Müslüman olan biriydi."

 

 

 

758- Cerir b. Abdillah der ki: "Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) mestlerinin üzerine meshettiğini gördüm. Ben Maide Suresi'nin (abdest ayetinin) nazil olmasından sonra Müslüman olmuştum."

 

 

 

759- Cerir b. Abdillah der ki: "Maide Suresi'nin (abdest ayetinin) nazil olmasından sonra Resulullah (Sallallahu aleyhi ve Sellem) abdest alırken suyunu döktüm. Abdestte mestlerinin üzerine meshetti."

 

 

 

760- Seleme b. Abdirrahman bildiriyor: İbn Ömer, Sa'd b. Ebi Vakkas'ın mestleri üzerine meshettiğini görünce bunu pek doğru bulmadı. Sa'd: "Abdullah mestlerimin üzerine meshetmemi doğru bulmuyor'! deyince, Ömer: "Heladan gelmiş olsa dahi mest üzerine mesheden kişiler abdestleri konusunda herhangi bir şüphe taşımasın" karşılığını verdi.

 

 

 

761- Ebü Seleme b. Abdirrahman bildiriyor: Hz. Ömer, (oğlu) Abdullah b. Ömer'e şöyle dedi: "Amcan Sa'd benden daha bilgili biridir. Ayakların temiz (abdestli) iken mestleri giydiğin zaman sonraki abdestlerde heladan gelmiş olsan dahi üzerlerine meshedebilirsin. ''

 

 

 

762- İbn Ömer bildiriyor: Küfe valisi olan ve orada mukım bulunan Sa'd b. Ebi Vakkas'ın mestleri üzerine meshetmesini doğru bulmadım. Bana:

"Meshetmemde bir sakınca var mı ki?" deyince bu konuda benim bilmediğim bir şeyi bildiğini anladım ve bu konuda ona herhangi bir cevap vermedim. Daha sonra Ömer'in yanında bir araya geldiğimizde Sa'd: "Doğru bulmadığın mestlerin üzerine meshetme konusunda babandan fetva iste" deyince, ben babama: "Ayağında mest olan kişinin abdest alırken bunların üzerine meshetmesinde bir sakınca var mı?" diye sordum.

 

ibn Cüreyc der ki: Ebu'z-Zübeyr bunu bana rivayet ederken şu eklemeyi yapar: "ibn Ömer'in de Nafi'nin hadisinin aynısını zikrettiğini işittim. Ancak bunu zikrederken Hz. Ömer'in kendisine: "Şayet abdestli iken onları giymişsen sonradan meshetmende bir sakınca olmaz" dediğini ifade eder."

 

 

 

763- Nafi' bildiriyor: İbn Ömer, Sa'd b. Malik'in yanına geldiğinde mestlerinin üzerine meshettiğini gördü. Ona: "Bunu yapıyor musunuz?" diye sorunca, Sa'd: "Evet" karşılığını verdi. Bir ara Hz. Ömer'in yanında bir araya geldiğimizde Sa'd: "Ey müminlerin emiri! Mest üzerine meshetme konusunda kardeşimin oğluna fetva ver" dedi. Ömer: "Hz. Peygamber (Sallallahu aleyhi ve Sellem) ile birlikteyken mestlerimiz üzerine mesheder ve bunda bir sakınca görmezdik" karşılığını verdi. İbn Ömer: "Küçük veya büyük abdestini yapıp gelmiş olsa da mı?" diye sorunca, Ömer: "Evet, küçük veya büyük abdestini yapıp gelmiş olsa da!" karşılığını verdi. ı Bundan dolayı İbn Ömer sonrasında abdest alırken mestlerini çıkarmadan üzerlerine mesheder ve müddeti konusunda herhangi bir sınır koymazdı.

 

 

 

764- Yezid b. Süfyan bildiriyor: "Mutarrif b. Abdillah, Ammar b. Yasir'in yanına girdiğinde Ammar henüz heladan çıkıyordu. Çıktıktan sonra abdest aldı. Abdestte mestleri üzerine meshetti. ''

 

 

 

765- Abdürrezzak başka bir kanalla Abdullah b. Ömer'in hadisini (763. hadis) Hz. Ömer'in: "Evet, küçük veya büyük abdestini yapıp gelmiş olsa da!" sözüne kadar zikreder.

 

 

 

766- Salim b. Abdillah'ın bildirdiğine göre İbn Ömer şöyle demiştir: "Kişi mesti abdestli iken ayaklarına giymişse daha sonra helaya gitse dahi abdest almak istediği zaman mestleri üzerine meshedebilir." Ravi der ki: "ibn Ömer, (babası Hz.)Ömer'in böyle yapılmasını istediğini de söylerdi."

 

 

 

767- Abdürrezzak başka bir kanalla yukarıdakinin aynısını bildirir.

 

 

 

768- İbn Tavus, babasından bildirir: Bir adamın İbn Abbas'a Sa'd ile İbn Ömer arasında mest üzerine meshetme konusunda geçen olayı aktardığını işittim. İbn Abbas adama: "Uzun süren yolculuklar ile aşırı soğukların olduğu günlerde bu şekilde yapılacağı söylenseydi daha iyi olurdu" dedi. 

 

Tahric: Beyhaki (1/273), Abdürrezzak kanalıyla rivayet etti.

 

 

 

769- İbn Sırın bildiriyor: Ebu Eyyub el-Ensarı mest üzerine meshedilebileceği yönünde fetva verir, ancak kendisi meshetmezdi. Bunun sebebi sorulunca da: "Size helal bana haram olan bir şeyi söyleyeceğimi mi düşünüyorsunuz? Ama ben suyla temizlenmeyi daha çok seviyorum" dedi.

 

 

 

770- İbn Cüreyc, babasından naklen Ma'mer'in hadisinin benzerini şu şekilde zikreder: İbn Tavus'a: "Baban mest üzerine mesh konusunda ne derdi?" diye sorduğumda Sa'd ile İbn Ömer arasında geçen hadiseyi anlatırdı.

 

 

 

771- Simak b. Harb bildiriyor: "Cabir b. Semure'nin mest üzerine meshettiğini gördüm."

 

Tahric: İbn Ebi Şeybe (s. 121)

 

 

 

772- İbn Cüreyc der ki: Ata (b. Ebi Rabah)'a mest üzerine meshetme konusunu sorduğumda şöyle dedi: "Bana ulaşana göre İbn Abbas ile İbn Ömer abdestliyken giyilmişlerse mest üzerine suyla mesh konusunda ruhsat verirlerdi." Ona: "Sence mest üzerine meshetmeye ayakların sıcaklığını koruma amaçlı mı ruhsat verildi?" diye sorduğumda: "Evet!" dedi.

 

Sonraki sayfa için aşağıdaki link’i kullan:

 

Çorap ve Nalın (Ayakkabı) Üzerine Meshetme