CUMA NAMAZI’NIN VÜCUBU VE ÖNEMİ

 

Cuma Namazı Her Müslümana Farzdır:          Yüce Allah cuma namazını her müslümana farz kılmıştır. Bu, cumanın farzı kifaye olduğunu söyleyenlerin görüşlerini reddetmektedir. Bu görüş bazı Şafii ilim adamlarından nakledilmiştir. Konuyu gereği gibi tahkik etmemiş bazı kimseler Malik'ten onun bu namazın sünnet olduğunu söylediğini nakletmişlerdir, Halbuki ümmetin ve imamların cumhuru cuma namazının farz-ı ayn olduğunu kabul etmişlerdir. Çünkü Yüce Allah: "Cuma namazı için çağrıda bulunulduğu vakit Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın" diye buyurmuştur.

 

Peygamber (s.a.v.)"dan da şöyle buyurduğu sabittir: "Birtakım kimseler cumaları kılmamayı ya terkedecekler yahut Allah onların kalplerini mühürleyecek sonra da mutlaka gafillerden olacaklardır."

 

Bu ise cuma namazının vücubuna ve farziyetine dair apaçık bir delildir, İbn Mace'nin Sünen'inde Ebu'I-Cadd ed-Damri'den -ki ashabdan idi şöyle dediği rivayet edilmektedir: Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Kim önemsemeyerek cumayı üç defa terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler." Hadisin senedi sahihtir,

 

Cabir b, Abdullah da şöyle demiştir: Resulullah (s.a.v.) dedi ki: "Kim bir zaruret olmaksızın üç cuma namazını terkedecek olursa, Allah onun kalbini mühürler, "

 

İbnu'l-Arabi dedi ki: Peygamber (s.a.v.)'ın: "Cuma namazına gitmek her müslüman üzerine farzdır," dediği sabittir.

 

 

Şimdiye Kadar Sözünü Etmediğimiz Diğer Bazı Faziletleri ve Farz Oluşu:

 

Buradadaha önce sözünü etmediğimiz cuma namazının fazileti ve farz oluş-u ile ilgili bazı açıklamalarda bulunacağız,

 

Hadis imamlarının Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayetine göre -Rasülullah (s.a.v.) cuma gününü sözkonusu ederek "Bugünde öyle bir an vardır ki, namaz kılan müslüman bir kul, bu anı denk düşürüp Yüce Allah'tan bir şey isteyecek olursa, mutlaka Allah o kimseye o istediğini verir." diye buyurdu ve eliyle bu anın oldukça kısa bir an olduğunu işaret etti,

 

Müslim'in Sahih'inde Ebu Musa'dan şöyle dediği rivayet edilmektedir: Rasulullah (s.a.v.)'ı şöyle buyururken dinledim: "O imamın (hutbe için) oturması ile namazın biteceği vakte kadarki süre arasındadır. ''

 

Enes'ten gelen hadiste belirtildiğine göre Peygamber (s.a.v.) bir gün yanımıza çıkmakta gecikti, Yanımıza çıkıp gelince: Bir süre geçkaldın, dedik; şöyle buyurdu: "Çünkü Cebrail bana üzerinde siyah bir nokta bulunan beyaz bir aynayı andırır bir şey ile yanıma geldi, Ben: Bu nedir, ey Cebrail, dedim o dedi ki: Bu cumadır. Onda hem senin için, hem ümmetin için bir hayır vardır. Yahudilerle, hristiyanlar bugüne denk gelmek istediler de isabet ettiremediler, Allah sizi bugüne iletti, Ben: Ey Cebrail ya şu siyah nokta nedir? dedim, şöyle dedi: Bu cuma gününde olup denk düşüren her müslüman kulun, Allah'tan bir hayır isteyip de mutlaka onu o kimseye verdiği yahutta onun bir benzerini onun için kıyamet gününe sakladığı ya da onun gibi bir kötülüğü ondan geri çevirdiği o malum andır. Şüphesiz ki o gün Allah nezdinde günlerin en hayırlısıdır ve şüphesiz cennetliler o güne "el-mezid" günü adını verirler" diye hadisi zikretti,

 

İbnu'l-Mübarek ve Yahya b, Sellam dedi ki: Bize el-Mesudi, el-Minhal b. Amr'dan anlattı. O Ebu Ubeyde b, Abdullah b, Utbe'den, o İbn Mesud'dan naklen dediki: Cumaya gitmektebirbirinizle yarışınız, Şüphesiz ki şanı Yüce Allah her cuma günü cennetliklere beyaz kafurdan bir tepe üzerinde görünür. Onlar bu günde ona yakın olurlar. -İbnu'l-Mübarek dedi ki-: Dünyada iken cumaya çabuk gidişlerindeki kadarıyla ... Yahya b. Sellam da dedi ki: Dünyada iken cumaya gitmek için hızlı davrandıkları gibi ... (Yahya) şunu da eklemektedir: Onlara daha Önce hiçbir şekilde görmedikleri türden keramet (yüce makam ve lütuflar) ihsan eder. Yahya dedi ki: Ben el-Mesudi'den başkasının bu rivayette şunu da eklediğini duydum: İşte bu da Yüce Allah'ın: "Yanımızda fazlası da var" (Kaf, 35) buyruğunun anlattığıdır.

 

Derim ki: Hadisteki "bir tepe üzerinde" ifadesinden kasıt cennet ehlidir. Onlar bir tepe üzerinde bulunacaklar demektir. Nitekim el-Hasen yaptığı rivayette şöyle demektedir: Rasulullah (s.a.v.) buyurdu ki: "Şüphesiz cennetlikler her cuma gününde kafurdan bir tepe üzerinde Rabblerine bakacaklardır. Bu uzayıp giden tepenin iki ucu görünmez, Orda her iki kıyısı misk olan bir nehir akar. üzerinde Kur'an'ı Öncekilerin de, sonrakilerin de duyduğu en güzel seslerle okuyacak cariyeler bulunacaktır. Evlerine geri döndüklerinde herbir kişi bu cariyelerden dilediğinin elinden alıp gider. Daha sonra inciden köprüler üzerinden geçerek evlerine giderler. Eğer Yüce Allah onlara evlerini göstermeyecek olursa, Yüce Allah'ın her cumada onlara yeniden yaratacağı şeyler dolayısıyla kendiliklerinden evlerinin yolunu bulamazlar." Bunu Yahya b. Sellam zikretmiştir. 

 

Enes'ten de şöyle dediği rivayet edilmiştir: Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: İsraya götürüldüğüm gece Arşın altında yetmiş tane şehir gördüm. Herbir şehir sizin bu şehirlerinizin yetmiş kat büyüklüğündedir. Allah'ı tesbih ve takdis eden meleklerle doludur. Tesbihlerinde: Allah'ım, cuma gününe hazır bulunan kimselere mağfiret buyur. Allah'ım, cuma günü gusleden kimselere mağfiret buyur, derler." Bu hadisi es-Sa'lebi zikretmiştir.

 

Kadı eş-Şerif Ebu'l-Hasen Ali b. Abdullah b. İbrahim el-Haşimi el-İsevi İsa b. Ali b. Abdullah b. Abbas (r.a)'ın soyundandır- sahih bir sened ile Ebu Musa el-Eş'ari'den rivayet ettiğine göre Resulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

 

"Aziz ve celil olan Allah kıyamet gününde günleri gerçek şekilleri ile varedeceği; cuma gününü aydınlık bir çiçek gibi var edecektir. Cumaya devam edenler etrafını eşine zifaf için hazırlanan gelin gibi etrafını saracaklardır. Onların önünü aydınlatacak, onlar da ışığında yürüyeceklerdir. Renkleri kar gibi beyaz, kokuları misk gibi etrafa yayılacaktır. Kafurdan dağlarda dolaşacaklar. Bütün cinler, melekler hayretle onların yol alışlarına bakacaklardır. Onlar cennete girecekler ve Allah'tan ecir bekleyerek ezan okuyan müezzinler dışında kimse de onlarla birlikte olmayacaktır."

 

İbn Mace'nin Sünen'inde Ebu Hureyre'den rivayete göre Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Cuma bir dahaki cumaya kadar -büyük günahlar işlenmediği sürece- ikisi arasındakilere keffaret teşkil eder." Bu hadisi bu manada Müslim de rivayet etmiştir.

 

Evs b. Evs es-Sakafi'den dedi ki: Rasulullah (s.a.v.)'ı şöyle buyururken dinledim: "Kim cuma günü başını yıkar ve (ya) gusledip erken vakitte çıkar ve binmeksizin yürüyerek erkence gider, imama yakın bir yerde oturup hutbeyi dinleyip boş bir iş yapmazsa, attığı herbir adım karşılığında onun için bir yıllık oruç tutmuş ve namaz kılmış gibi ecir yazılır.''

 

Cabir b. Abdullah'tan dedi ki; Rasulullah (s.a.v.) bize hutbe irad ederek buyurdu ki: "Ey insanlar! Ölmeden önce Allah'a tevbe ediniz. işlerle meşgul olmadan önce salih ameller işlemekte elinizi çabuk tutunuz. Sizinle Rabbinizin arasındaki bağı O'nu çokça zikretmek, gizli açık hallerde çokça sadaka vermek suretiyle sağlamlaştırınız ki size rızık verilsin, yardım olunsun ve mükafat verilsin. Bilin ki Allah sizlere bulunduğum bu yerde, içinde bulunduğum bu ayda, bu yılda kıyamet gününe kadar cumayı farz kılmıştır. Ben hayattayken yahutta vefatımdan sonra her kim -adil ya da zalim bir imamı bulunduğu halde- onu hafife alarak ya da inkar ederek terkedecek olursa, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde ona bereket ıhsan etmesin. Hatta şunu bilin ki onun namazı da olmaz, zekatı da olmaz, haccı da olmaz. Hatta onun orucu da olmaz, iyilikleri de olmaz. Tevbe edinceye kadar .. , Kim tevbe ederse Allah da onun tevbesini kabul eder. Şunu bilin ki; kesinlikle hiçbir kadın bir erkeğe imam olamaz. Bedevi bir Arap, bir muhacire imam olamaz. Günahkar bir kimse, mü'min bir kimseye imam olamaz. Ancak kılıcından ya da kamçısından korktuğu birsultanın bu hususta onu baskı altında mecbur tutması hali müstesnadır.''

 

Meymun b. Ebi Şeybe dedi ki: Haccac ile birlikte bir cuma kılmak istedim.

Gitmek üzere hazırlandım, sonra şöyle dedim: Ben nereye gidiyorum. Şu günahkar kimsenin arkasında namaz mı kılacağım? Bir sefer: Gideyim dedim, bir sefer gitmeyeyim dedim, Sonra da gitmekte karar kıldım, Evin bir tarafından birisi bana şöyle seslendi: "Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrıda bulunulduğu vakit Allah'ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın."