HIRİSTİYANLIK:
Îsa aleyhisselamın getirdiği hak din olan Îsevîliğin bozulmuş
şekli.
Hazret-i Îsa'ya İncîl isminde bir kitab nazil oldu (indi). Fakat
yahudîler bu kitabı seksen sene içinde yok ettiler. Asıl İncîl'i değiştirerek
şahsî düşüncelerin ve bozuk inanışların yer aldığı yeni İncîller yazdılar,
böylece hıristiyanlık dîni ortay a çıktı. (Manastırlı Hacı Abdullah Abdi Bey)
Zamanla hıristiyanlık büyük devletlerin resmî dîni haline gelince,
Ortaçağda korkunç bir karanlık devir başladı. Hazret-i Îsa'nın telkin ettiği
insanlık, merhamet ve şefkat esasları tamamen unutuldu. Bunun yerine
hıristiyanlar taassubu, kin ve nefret i, düşmanlığı ve zulmü ele aldılar. Hıristiyanlık
adı altında akla hayale sığmaz mezalim (zulüm ve haksızlıklar) yaptılar. İlmin
ve fennin karşısına çıktılar. Galîle gibi dünyanın döndüğünü bildiren bir
bilgini dinsizlikle itham ederek sözünü geri almazsa öldürmekle tehdit ettiler.
İspanyol doktoru ve teoloğu (din bilgini) Michel Serve'yi de teslîsi (üçlü ilah
sistemini) ve hazret-i Îsa'nın ilahlığını reddetmek için yazdığı kitaptan
dolayı, 1553'de Geneve'de diri diri yaktılar. Engizisyon mahkem eleri kurarak
yüz binlerce insanı haksız yere dinsiz diyerek türlü türlü işkencelerle
öldürdüler. Ancak Allah'a mahsus olan günah affetme kudretini, pazlara
verdiler. Hatta para karşılığı Cennet'ten yerler sattılar. (Şemseddîn Sami ve
Harputlu İshak Efendi)
Hıristiyanlık dînine göre; insanlar günahkar olarak doğar,
hazret-i Îsa insanları bu günahtan kurtarmak için dünyaya gelmiştir. Allah'ın
oğludur. İnsanlar doğrudan doğruya Allah'tan bir şey isteyemezler, ancak
rahibler (din adamları) insanların yerin e Allah'a yalvarabilir ve onların
günahını affedebilirler. Hıristiyanlığın başında papa bulunur, papa
günahsızdır. İsmi İncîl'de bildirilmesine rağmen Muhammed aleyhisselamın
peygamberliğini kabul etmezler. Onlarca vaftiz yani yüze su serperek veya
vücudu suya batırarak yıkamak, ekmek üzerine şarap dökerek yemek, ibadettir.
(Harputlu İshak Efendi ve El-Hac Abdullah bin El-Hac Destan Mustafa)