İBNÜ’L-ESİR

5. CİLT

HİCRİ 196.YIL       ANA SAYFA      Kur’an      Hadis      Sözlük      Biyografi

 

TAHİR'İN AHVAZ'DA YAPTIKLARI

 

Tahir Şelaşan'a geldiğinde Hüseyn b. Ömer er-Rüstemi'yi Ahvaz'a gönderdi ve dikkatli olmasını emretti. Hüseyn b. Ömer Ahvaz'a hareket edeceği sırada gözcülerin Tahir'e gelerek, Muhammed b. Yezid b. Hatim el-Mühellebi'nin Tahir'in taraftarlarından Ahvaz'ı korumak için büyük bir orduyla Cündisabur (Cündişapur)'a gitmek üzere hareket ettiğini haber verdiler. Muhammed b. Yezid bu sırada Emin adına Ahvaz Valiliği'nde bulunuyordu. Bunun üzerine Tahir, arkadaşlarından bir kısım kimseleri yanına çağırdı. Bunların arasında Muhammed b. Talut, Muhammed b. el-Ala, Abbas b. Buharahudah ve diğerleri bulunuyorlardı. Tahir bunlara, yollarına ciddi bir şekilde devam etmelerini, hatta kendi askeri birliklerinin başının Hüseyn b. Ömer'in birliğinin sonuna yakın bulunmasını, Hüseyn b. Ömer İhtiyaç duyduğunda hemen kendisine yardımcı kuvvetlerin gönderilmesini emretti.

 

Bu talimata uygun olarak hareket geçen askerler Ahvaz'a yaklaştılar, fakat hiç bir kimseyle karşılaşmadılar. Ancak Muhammed b. Yezid, bunların Ahvaz'a yaklaştıklarını öğrendi ve harekete geçerek ''Asker-i Mükrem''e geldi, suyu ve mamur yerleri arkasına aldı. Tahir ise taraftarlarının başına bir şey geleceğinden korktu ve yardımcı kuvvet olarak Kureyş b. Şibil'i gönderdi, kendisi de hareket ederek askerlerin yakımnda bulunan bir yere geldi. Ayrıca, Me'mun'un adamlarından Hüseyn b. Ali'yi, Kureyş b. Şibil ve Hüseyn b. Ömer'in yardımına gönderdi. Böylece bütün askeri kuvvetler birlikte harekete geçtiler ve Asker-i Mükrem'de bulunan Muhammed b. Yezid'in yakınına geldiler. Bunun üzerine Muhammed b. Yezid arkadaşlarını topladı ve hemen savaşa başlayıp başlamama hususunda onlarla istişare etti. Arkadaşları Alıvaz'a geri dönülmesini, orada korunmalarım, Basra'dan ve kendi kavmi olan Ezdlilerden asker istemesini tavsiye ettiler. Muhammed b. Yezid onların tavsiyelerine uydu. Bu sırada Tahir, Kureyş b. Şibil'i Muhammed b. Yezid'in arkasından harekete geçirdi ve Alıvaz'a sığınmadan önce kendisine yetişmesini emretti. Fakat Muhammed b. Yezid, Kureyş b. Şibil'den önce Ehvaz'a vardı, bir gün sonra da Kureyş b. Şibil geldi. Taraflar arasında şiddetli bir savaş başladı. Muhammed b. Yezid, taraftarlarının geri dönmeleri üzerine beraberinde bulunan azatlılarına döndü ve şöyle dedi: "Fikriniz nedir? Ben beraberimdekilerin bozguna uğradığı kanaatindeyim, fakat onların geri döneceklerini ümit etmiyorum ve yardımsız kalacaklarına da inanmıyorum. Allah, rızasına uygun olana hükmedinceye kadar tek başıma savaşmaya karar verdim. Geri dönmek isteyen, dönsün! Allah'a yemin ederim ki, sizin yaşamanız ölmenizden benim için daha iyidir." Bunun üzerine azatlıları şu karşılığı verdiler: "And olsun ki, eğer biz seni bu anda bırakıp gidersek insaflı hareket etmiş olmayız, çünkü sen bizi kölelikten azat ettin, aşağılıktan yükselttin ve darlıktan varlığa çıkardın. Bu iyiliklerine karşı seni bu halde mi bırakacağız? Senden sonraki hayata ve dünyaya lanet olsun!"

 

Azatlıları bundan sonra hayvanlarının arka ayaklarının bileklerini kestiler ve Kureyş b. Şibil'in taraftarları na karşı görülmemiş bir şekilde saldırıp pek çok kimseyi öldürdüler. Bu arada Muhammed b. Yezid el-Mühellebi de öldürüldü.

 

Bundan sonra Tahir Ahvaz, O'na bağlı olan kasabaları istila etti.

Yemame, Bahreyn ve Uman'a amiller (valiler) tayin etti. Bu savaşta pek çok yara alan ve eli kesilen bir Mühellebi, bu vak'ayı bir şiirle dile getirdi.

 

İbn Ebi Uyeyne el-Mühellebi de Tahir'in yanına geldi ve kendisini methetti.

''Benim kötü zannım, söylemediğim ve içimde kalmasını istediğim bir kimseyedir.''

beytini okuyunca Tahir tebessüm etti, sonra şöyle dedi: "Allah'a yemin ederim ki, senin hoşuna gitmeyen şey benim de hoşuma gitmedi. Seni üzen şey, beni de üzdü. Yeminle ifade edeyim ki, olanlardan nefret ediyorum. Fakat ne çare ki, ölümden kaçımImaz, ölümler gelir. Hilafeti takviye etmek ve itaati ayakta tutabilmek için yakınlarla olan bağları koparmak ve onlara olan teşekkürü kesmek lazımdır. "

 

Orada hazır bulunanlar, İbn Ebi Uyeyne'nin Muhammed b. Yezid'i kastettiğini sandılar.

 

BİR SONRAKİ SAYFA İLE DEVAM ETMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ İSME TIKLA

 

TAHİR'İN VASİT ve DİĞER YERLERİ İSTİLA ETMESİ